7/10
·293 syf.·
2026 11. kitabı
Balayı dediğimiz şeye illa çift mi gitmek lazım yoksa tek başınıza da balayına gidebilir misiniz? Hikayemiz bu soruya tek başına da gidilebilir cevabını veren Eden ve Phillip'in hikayesi. Yaz mevsiminde kafamı yormasın, aklım karışmasın, yüzüm gülsün diye okunabilecek plaj kitaplarından biri ama uyarayım benim gibi denizden uzak bir yerde okursanız acilen deniz görmem lazım krizlerine girebilirsiniz. Kitap kısaca ''Ela ben bu aşka olan inancımı kaybettim '' diyen Allah'ın cezası Levent'in Ela'yı bıraktığı gibi düğünden evvel bir şekilde (spoiler versem ne olacak sanki de neyse vermeyeyim) nişanlılarından ayrılmış anasınıfı öğretmeni Eden ve iş hukuku avukatı Phillip'in Karayip'lerde tanışması ve birlikte hem adayı hem tatil hallerini keşfetmelerini anlatıyor. Birlikte çıktıkları tüm maceralar çok tatlıydı aralarındaki atışmalarda sonu zaten belli yormayacak mutlu bir kitap ama ben kaos düşkünü bir insan olduğum için hiç kavga etmemeleri canımı sıktı. Hemen konuşup anlaşıyorlar toksik olun demiyorum ama yani ben günde kendimle bile en az 2 kez kavga ediyorum el insaf ya biraz gerilim aradım. Eden'in gerçek suç hikayelerine düşkünlüğü sebebiyle kendisiyle bir yakınlaştım yalan değil, Phillip'le de şirket hukuku aşkımız ortaktı, ben karakterlerle bağ kurdum ama öyle ahım şahım bir derinlik falan beklemeden okunması lazım. Türünün en iyilerinden mi değil ama kötü mü o da değil ben romantik komedi klişesi severim diyorsanız bence bir göz atın.
Tek Başına Balayı RehberiOlivia Hayle · Beta Byou Yayınları · 2024234 okunma
Olmasa olurdu...
6/10
·725 syf.··
2026 8. kitabı
·
1949 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:06
Daha evvel bu mecrada "Şiir nasıl okunur, o edebi zevke nasıl erişilir?" diyerek bir yardım çığlığı atmıştım; tabii ki popüler gürültünün arasında o çığlık da cevapsız kalmıştı. Hasılı, yıllar evvel büyük bir niyetle başladığım bu yolculukta, tüm şiirleri "Ancak durursa anlaşılır saatin kaç olduğu" dizgisi gibi derin ve sarsıcı bulacağımı ummuştum. Fakat ne yazık ki netice beklediğim gibi çıkmadı. Yine de başladığım işi yarım bırakmadım ve bitti işte. Açık konuşmak gerekirse, eseri pek sevemedim ve kendimi de bir türlü metne veremedim. İçinde yoğun bir anlam derinliğinden ziyade, adeta "anlaşılması zor olsun" diye kasıtlı olarak zorlanmış, yapay imgelerle boğulmuş şiirler var. Şiir okuyucusunun zihnini ve ruhunu besleyen o asil damarı bu sayfada bulamadım. Bir Necip Fazıl’ın Çile’sindeki o varoluşsal sancıyı, Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndaki o muazzam toplum portresini aradı gözlerim. Zaten Mehmet Akif’in Safahat’ını bu ligin çok üzerinde tuttuğum için hiç saymıyorum bile. Büyük zirvelerin gölgesinde yetişmiş bir okur olarak, bu yapay zorlamalara verebileceğim nihai puan 6/10. Popüler akımların hatırına okunmasa da hiçbir şey kaybedilmeyecek, rafa kaldırılsa da yeri aranmayacak bir tecrübe oldu. Kelimelerin gerçek haysiyetini ve samimiyetini özleyenler için rota bellidir; vitrinler değil, klasikler.
İnceleme
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Muazzâm bir detaylı anlatım…
Puan vermedi·64 syf.··
2026 73. kitabı
Esselamu aleykum ve rahmetullahu ve berâketuh… Bu elimde bulunan eserin ilk incelemesini yazdığım için biraz hüzünlü (daha evvel okunmadığı için yada inceleme yazılmadığı için ) Birazda eseri yazanın , tercüme edenin Ecrin’e ortak olabilme ihtimalimden dolayı sevinçli , Ve birazda insanlara ulaşabileceğine dair ümitliyim. Tüm TAĞUTLARI LÂ diyerek red eden ve İLALLAH diyerek imân eden, müminlere karşı yumuşak, müşrik ve kafirlere karşı sert olan kardeşlerimin, kelime i Tevhid (fıtrat kelimesi) İle ilgili eserleri incelerken elimde bulunan ve içi delilleri ile tevhidin doğru anlaşılabilmesi, anlatılabilmesi için, hatta nasıl yaşanması gerektiğine dair ender rehberlerden biri olduğuna inandığım için şiddetle tavsiye ediyorum… Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve sahabesi bu kelime, bu kelimenin korunması ve kalplerde iyice yerleşmesi için en değerli şeyleri feda etmişlerdir. Fani ve dünyevi ganimetlerden hiçbir şeyi bu kelimeye tercih etmemişlerdir. Kureyş Peygamber'e tevhid davetini bırakmasına karşılık efendilik, krallık, mal ve istediği dünya nimetlerini teklif etti ama Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) onların bu isteklerini reddetti. Allahım, bilerek sana şirk koşmaktan sana sığınırız, bilmeden şirk koşmaktan da sana sığınırız. Allahım, bizi müslüman olarak yaşat, müslüman olarak vefat ettir ve bizi salihlere ilhak eyle. Allahım, dünyadaki son sözümü "Lâ ilâhe illallâh" eyle. Allahumme amin
Varlık Âlemindeki En Büyük Kelime: Lâ İlâhe İllallâhAbdullah Muhaysini · Hidayet Yayınları · 20231 okunma
Aslında o öyle degilmiş :))
9/10
·724 syf.··
2026 43. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:40
İncelemeye geçmeden evvel sözlerime bir özür ile başlamak istiyorum.(bir önceki Tutunamayanlar eseri ile ilgili puanlama ve incelemem için).Yalnızlığın yabancılaşmanın ve içe dönüşün samimi bir anlatımıdır.Bu sebepledir ki yıllar gecmesine rağmen güncelliğini korumakta ve her yeni nesil de keşfedilmeye devam etmedir.Bugüne kadar okuduğum tüm kitaplar içerisinde ilk beşe seni yazdım #k:279172.İçeriğiyle ilgili çok detaya girmeyecem (spoiler olmaması adına )ama henüz okumayanlara veya okuyup okumama arasında gidip gelenlere naçizane tavsiyem hic tereddüt etmeden hemen okuyun.. Oğuz Atay sevenler kulübünde artık bende varım..
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
8/10
·232 syf.·
2026 70. kitabı
‎Sabreden Derviş, muradına ermiş... ‎ ‎"Bu gece ne olmadık, ne inanılmaz bir geceydi. Ankara'dan istanbul hapishanesine nakledildiği gece, jandarmanın bileklerinden kelepçeleri çıkardığı dakikada, içinde bulunduğu katar bir başka katarla çarpışıyor, kendisi bu kazadan canlı kurtuluyor. Aldığı yara berelere rağmen canlı... O kadar canlı ki, yerinden kalkar kalkmaz başka kazazedelerin imdadına koşuyor, yanında yaralı olduğu hâlde, yine de diğerlerinin imdadına koşan, bir başka insan, bir kadın var. Ve bu kadın kendisini tanıyor. Evet, biraz evvel elleri kelepçeli bir mahkûm olduğunu tanıyor! Tam imdat ekipleri geleceği sırada ona kaçmasını öğüt veriyor... Zaten kendisi kaçmak, hapisten, merhametsiz duvarlar arasından kurtulmak istemiyor mu? Elbette istiyor. Ona bu nasihati verenkadın esasen eski bir mahkûm, yeni tahliye olmuş, on beş sene hapiste kalmış bir sabıkalı. Kaçmasını kolaylaştırmak için para, barınabilmek için de evinin adresini veriyor. İnanılmaz bir şans bu. Sonra tesadüf, yolda bir de Şoför Ramazan'ı karşısına çıkarıyor. Dertli adam! Çok sevdiği, lüzumsuz yere kıskandığı karısından tam da o gün boşanmış olan bir adam! Ne yaptığını, hırsını nerede boşaltacağını bilemeyen, iyilikle kötülük arasında zikzaklar çizen bir kimse! Ve sonunda o da iyi hislerine mağlup oluyor. Bir saat evvel kendisini polise vermekle tehdit eden, İstanbul'a götürdüğü takdirde şantajla yol parasının çok üstünde bir para isteyen adam, onu Tuzla ile Pendik arasında kamyonundan indirmeden evvel, eğer iş arıyorsa gelip kendisini bulması için bir adres veriyor. Ve ondan istediği çok fazla parayı almak şöyle dursun, hiç almıyor. Sonra geceyi, belki birkaç gününü geçirmek ümidiyle boş zannederek girdiği bu yazlık evde karşısına peri kızları kadar güzel fakat sonsuz kederli bir kadın çıkıyor
Edebiyat
Ayrılmak Yok!Suat Derviş · İthaki Yayınları · 202530 okunma
Puan vermedi·270 syf.··
2026 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:37
Çevirinin önemi nedir? adlı çalışma oldu benim için her şeyden evvel.. Daha fazlasını bilmek, anlamak ve yaşamak isteyen; içindeki sıkıntıyı bir türlü gideremeyen ve bunun neticesinde şeytanla yaptığı anlaşmayla bizleri de sürükleyen bir yolculuk Faust. Ruhunu şeytana satarak aslında yeniden hazlarını, arzularını ve tutkularını keşfe çıkıyor. Ancak bu keşif sırasında biz de insanın karanlık tarafıyla, kırılgan tarafıyla ve belki de kabullenmekte zorlandığımız yönleriyle karşılaşıyoruz. Daha mutlu, daha bilgili, daha güçlü ya da daha fazla hazza sahip olabilmek uğruna aslında ne kadar büyük şeylerden ödün verebileceğimizi gösteren bir eser. Bu yüzden bence zamansız bir kitap; çünkü anlattıkları bugün de hâlâ hayatımızın içinde ve oldukça tanıdık. Tabii ki böyle bir eser hakkında kısa bir paragrafla yorum yapmak çok zor. Pişmanlık, affetmek, sevgi ve insanın kendiyle hesaplaşması üzerine uzun uzun düşündüğüm yerler oldu. Ancak ben biraz çeviri kurbanı oldum. İlerlemekte zorlandım; bazı cümleleri anlamak benim için kolay olmadı ve bu durum zaman zaman odağımı kaybetmeme neden oldu. Hatta bazı bölümlerde oldukça sıkıldım. Bu yüzden Faust, en kısa zamanda farklı bir çeviriden yeniden okumam gerektiğini düşündüğüm eserlerden biri olarak kaldı.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oscar Yayınları · 016,9bin okunma