Ex–ter–mi–nate
10/10
·333 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2020 17:19
Herkese merhabalar! Okuduğum önceki Doctor Who kitabından sonra bu kitabı okumakta biraz önyargılıydım. Çünkü o kitabı çok beğenmemiştim, çok basit gelmişti bana. Ama bu kitap... Gerçekten çok iyiydi. Savaş Doktoru'nu çok merak ediyordum. Çünkü dizide sadece bir bölümde kendisi gösterilmişti. Doktor ünvanını hak etmediğini düşünüyordu ve çok gizemliydi. Diğer Doktorlar onunla karşılaştıklarında yüzlerini ekşitiyorlardı vs. Aslında okumaya başladığım ilk gün güzel bir kitap okumaya başladığımı düşünmeye başlamıştım kitabın gidişatından dolayı. Bir hikaye kitabı değil de bir roman gibi hissettirdi önceki kitabın aksine. Betimlemeleri beğendim ki bence Doctor Who evreninde bunu yakalayabilmek çok zor. Karakterler çok iyidi gerçekten hem Doktor'a hem de Cinder'a kanım çok ısındı. Özellikle Cinder'ı çok sevdim :( Kitap her zaman sizde devamını okuma heyecanı bırakıyor. Olaylar hiç sıkıcı ve basit değildi. Kitaba gerçekten bayıldım. Eğer Doctor Who hayranıysanız bu kitabı okuyun derim, hiçbir şey kaybetmezsiniz. İyi okumalar ❄❄
Bilim
Doctor WhoGeorge Mann · İthaki Yayınevi · 2016174 okunma
Türkiye'de önümüzdeki günlerde II.Dünya Savaşı ve sözde Yahudi soykırımı ile ilgili yayınlar yoğunlaşacak. 2000 yılından beri yoğunlaşıyor da. Bu beklenti ışığında bu kitabın nitelikli bir dezenformasyon işlevi gördüğünü söyleyebiliriz. Nasıl, açıklayayım. Kitap, Yahudilerin Almanya'dan çıkarılmasıyla başlıyor. Neden çıkarıldıkları ile hiç ilgilenmiyor yazar. Bu bir. Hemen ardından Siyon Protokolleri'nin Rus Çarı'nın uydurması olduğu varsayımıyla Türkiye'de Siyon Protokolleri'nin yayınlanmasını engelleme girişimlerine söz geliyor. Uydurma olduğu varsayımı hiç bir irdelemeye, bilimsel çözümlemeye tabi tutulmuyor. Bu iki. Hiç bir bilimsel kanıt veya referans sunma gereği duymadan Yahudilere soykırım uygulandığı iddiası, üzerinde tartışma olmayan bir gerçekmiş gibi sunuluyor. Tek dayanak soykırımın popüler kültürde "tanınmış" olması. Bu da üç. Kitabın kalanı olaylar örgüsünün ortasındaki bu üç büyük kara delik görmezden gelinerek gelişiyor. Yazar bu kara deliklerin üzerinden susarak atlarken, aslında Yahudilerin Almanya'dan durup dururken kovulduğunu, Türkiye'de aynı yıllarda Yahudi karşıtı yayınların durup dururken başladığını söylemiş oluyor. Tıpkı Taner Akçam'ın veya Ayşe Hür'ün Ermenilerin durup dururken sürüldüğünü iddia ettiği gibi. Tıpkı son on, on beş yılda tespih gibi dizilivermiş kitapların Dersim'in durup dururken bombalandığını iddia ettiği gibi. Zaten bu dünyada her eylem durup dururken olmakta, öyle değil mi? Nedenini, öncesini sorgulamak boşunadır. Bilimsel tarihçilik budur (!). Siyon Protokolleri'nin içeriğini incelemeye, gerçekleşen olaylarla rastlantı olamayacak benzerliğini gözler önüne sermeye de gerek yoktur... Şöyle bildik bir itiraz gelir: "Yahudi sürgünü öncesinde gerçekleşen olaylar bu kitabın konusu değil." İşte bu, sık rastladığımız bir
Yahudi Soykırımı ve TürkiyeStanford J. Shaw · Timaş Yayınları · 201335 okunma