Doyum ve durgunluk hali içinde ilerleme kaydedemeyiz. İnsan varoluşu “içkinlik” ya da kendine dönük bir şekilde pasifçe durmak değil, “aşkınlık” yani öteye geçmek demektir. (…) Yaşam sanatı, kolları sıvayıp bir şeylerin üstesinden gelmekte yatar.
Her şey tehlikeye atılmış, yozlaşmış ve kaybedilmiştir ama yine de her şey hala yerli yerinde duruyor gibi gözükmektedir. Kaybolan manadır. Mana olmadan nasıl yaşanır? Camus ve Kierkegaard’ın bu soruya verdiği cevap İngilizlerin moral aşılama amaçlı afişlerindeki sloganı andırır: Sakin Kalın ve Devam Edin.