4 Eylül 476'yı Roma İmparatorluğu'nun "düşüşü" olarak işaretler. Aslında bu, uygunsuz bir şekilde Romulus Augustus olarak adlandırılan Batı Roma imparatorlarının sonuncusunun bir Germen generali tarafından tahttan indirildiği tarihtir. Ancak bu -en iyi ihtimalle- şaibelidir. Eğitim sistemimizdeki gizemli boşluklardan bir diğerinde, İtalya'daki olaylara dayanarak Roma İmparatorluğu'nun "çöküşü"nden bahsedenler, merkezi Konstantinopolis olan Roma İmparatorluğu'nun diğer yarısının barbar istilalarından neredeyse hiç etkilenmediğini görmezden geliyor. Hatta kendilerini Romalı sayan ve Yunanca konuşan insanlar, 1453'te Türklerin fethine kadar, o şehirde hüküm sürmeye devam etti.
Platon, Timaios’da tesadüfle ilgili bir cümle kurar, “Tesadüfler ölümsüzlüğü gösteren ve daire biçiminde dönen zamana dair değişikliklerdir.” Cümleyi ikiye böldüğümüzde, “Tesadüfler ölümsüzlüğü gösterir.” ve “Tesadüfler daire biçiminde dönen zamana dair değişikliklerdir.”
Tesadüflerin ölümsüzlüğü göstermesi, rastlantısal olanın tanrısal olduğuna dair bir ifadedir. Çünkü tesadüf tamamen belirsizlikler içinde cereyan etmiştir ve bu belirsizlik “karşılaşanlar” içindir ama karşılaştıran (Tanrı) için bu belirsizlik yoktur. Bir de tevafuk var, onda da bu karşılaşmayı “ilahi irade” murat etmiştir diye kabul ediliyor. Sanki ilahi iradenin bilgisi dışında bir karşılaşma mümkünmüş gibi. Platon, tesadüfün de “ilahi iradeyle” vuku bulduğunu söylüyor, daha da güzel bir ifadeyle “ölümsüzlüğü gösterdiğini vurguluyor”. Yani “tesadüfün” daima vuku bulacağını ve her vuku bulduğunda da “ölümsüzlüğü göstereceğini” söylüyor.
Öyleyse her “rastlantısal” olan ilahidir. Bilgi ve hikmetin “olay akışında” ortaya çıktığını kabul ettiğimizde ki bunu da zorunlu olarak kabul etmek durumundayız, olay akışının bir yerinde, en azından bir yerinde daima ölümsüzlüğü göstereceğini böylelikle de hikmetli olacağını söylemiş oluyoruz. Bu da cümlenin ikinci kısmı olan “tesadüflerin zamana dair değişiklikler” olduğu ifadesini geçerli kılıyor. Çünkü Platon’a göre “değişmeyen” , “değişenlerin” her hâlini biliyordur ve “değişenler” daima “tesadüfilik” barındırmak zorundadır zira “değişmeyen” kendini “değişenlerde” gösterir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!