Erdal Eren’e selam. Kahrolsun 12 Eylül faşist cuntası !
Erdal'ın abisini dinleyelim: "Erdal gerek gözaltı, gerekse mahkeme sürecinde, ağır işkence ve dayağa maruz bırakılmasına rağmen, cezaevi dönemini dayanılabilir hale getirebilmek ve bulunduğu ortamı yaşanılabilir kılmak için mücadele etti, yaşama dört elle sarıldı. Bizden kitaplar, çiçekler, saksılar istedi, bulunduğu ortamı güzelleştirmeye çalıştı ve bol bol okudu."
Sayfa 629 - İmge
Tarih
12 Eylül faşizminin yalanlarla asılan çocuk kurbanı Erdal Eren
46 gün içinde 19 Mart 1980'de idamına karar verildi. Ne Erdal Eren'in henüz 17 yaşında olması, ne de avukatlarının sunduğu delil ya da tanıklar kararın uygulanmasını engelleyebildi. Bunlar; otopsinin usul ve yasaya aykırı yapıldığı, ölenin vücudundan çıkan kurşunun Erdal'ın tabancasından çıkıp çıkmadığının açıklığa kavuşturulmadığı, olay yerinde keşif yapılmadığı, tanıkların dinlenilmediği Erdal'ın on sekizden küçük olup olmadığının araştırılmadığı, takdir hakkının kötüye kullanıldığı gibi gerekçelerdir. Ama askeri başsavcılık hemen harekete geçerek, bozma kararına itiraz etti.
Sayfa 628 - İmge
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Hiç olmazsa beraber ölmek de mi yoktu... Ölmese ve çekse bile böyle birkaç aşk saniyesi bütün bir hayata bin kere, yüz bin kere daha üstün değil miydi?"
"Eylülden daha ne beklenir. Eylül, malûm ya, hüzün ve yağmur ayıdır.”
Sevmekte bir mahzunluk var bence de!
Mahzun Durmak Sevdiğim insanlara kızabilirdim, Eğer sevmek bana Mahzun durmayı Öğretmeseydi. Ankara,Eylül 1937
Sayfa 194·Kitabı okudu
Eylül Mehmet Rauf
Hayat, insanın istekleri ile kaderin verdikleri arasında sıkışıp kalmış bir çırpınıştır.