Beyefendiden duymak istediğimiz sözler…
Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da, kendi kendime hiçbirisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum. Sen de bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum. Bu öyle bir şey ki, işte bütün endişelerim senin yanında yok oluyor. Ruhuma bir şifa, bir sükûn geliyor! Dudaklarını gözlerime dokun durduğun zaman bütün canımın koşa koşa gidip ruhunda toplandığını, orada seninle buluşmaktan mutlu olarak kaldığını hissediyorum. Hele şimdi bana öyle geliyor ki, ben dünyada senden başka hangi kadını alsaydın hiç birisiyle senin gibi olamayacaktım; senin gibi böyle samimi, ruhuma kadar, böyle canıma kadar samimi…
Aşk
acıyorum tanrılara bana tutsaklık tırışka vesair... demem; mefistofeles bile üşüdü bu ateşten inan buz gibiydi ateş: eylül nezlesi yürüyorum/adımlarım sararmış yaprak izi dev bir kestane kabuğu saklar izimizi biliyorum soracaksın ama söylemem kestane kabuğu aşkımız da bu ateşin gizi
Sayfa 39·Kitabı okudu
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günaltay'a göre, islamın ilk dönemlerinde tekke ve türbelerin bir köşesine sokulup asalak bir şekilde yaşayan bir müslüman gösterilemez. Haddizatında o devirde tekke de yoktur, türbe de yoktur. Müslümanlar için örnek teşkil eden Hz. Peygamber(s.a.v), hayatın bir mücadeleden ibaret olduğunu daima vurgulamıştır. Tembel ve miskin insanların Müslümanların arasında barınması mümkün değildir. Zaten Hz. Peygamber: "Misvakınızı kullanmak için bile olsa başkasına muhtaç olmamaya çalışınız. Buyurmuştur."¹
Sayfa 22 - ¹ bkz.,Müslim,Zekat,108;Ebu Davud,Zekat,27.
Medreselerde okutulan dini ilimlerin içeriğinin sadece namaz ve abdest gibi ilmihal bilgileriyle doldurulup "ahlaki hususların" ihmal edilmesi; çalışmak, üretmek, ilerlemek gibi faziletlerin yeterince ögretilememesi ve buna paralel olarak eğitim-öğretimde başvurulan vaaz kitaplarının dünya malını kötüleyip sürekli züht ve takvayı, aza kanaati teşvik etmesi "ıslahatın gerekçeleri" arasında yer almıştır.
Sayfa 19
kestane kabuğunda bir aşk ısıtır ikimizi inan buz gibi ateş: eylül nezlesi kaybettikçe kazandığım bir oyun bu okumayı bıktığım insanların frijit sonu bir başkasında davetkâr bir başlangıç hiç geçmediğim sokak başlarında bir kırlangıç seni ötüyor bana -duyuyorum-
Sayfa 38·Kitabı okudu
Şiir
Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun Çimenler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde
Şiir