“Kimi gözyaşlarıyla gülümser, kimi kahkahalarla ağlar. Öylesine büyük bir acı çekiyorlardır ki mutluluklarının hüzne karışmasına izin vermekten başka çareleri kalmaz.”
“Çok güzelsin ama bu, yüzünle alakalı bir mevzu değil. Kurduğun veya yazdığın cümlelerle, ses tonunla veya saçının uzunluk ölçüsüyle alakalı. Ya da retinanın etrafındaki o koyu çemberle ve elmacık kemiklerinle. Ama kesinlikle yüzünle alakalı değil. Sen, parça parça güzelsin. Bütünken ise diyecek kelime bulamıyor insan...”
“Yasaları da insanlar belirler, onların boşluklarını da. Birini öldürmek suçtur fakat kimse görmezse bunun yasa karşısında bir anlamı yoktur. Ve bazen bir suç mecburiyetten doğar; bir adam açlıktan ölmek üzeredir, ekmek çalar ve hırsızlıkla suçlanır. Beslenme hakkı da bir yasadır ama onun karşılığı sorgulanmaz.”
“Sadece iyiliğinizin kıymetini anlayan insanlara yaklaşımınız ılımlı olmalıydı. Kalbi siyahlara gömülmüş ve sevginin ne olduğunu unutmuş insanlara iyi davranmamak sizi kötü biri yapmazdı.”
“Şey... gitti işte. Herkesin gittiği gibi. Yemekleri beğenmiyorum, dedi. Yer değiştirmek istemiştir besbelli. Yemeklerden başka gerekçe göstermedi. Bir gece gitmek isteyen herkes gibi ‘Hesabımı kapayın,’ dedi, o kadar.”