Charlotte Perkins Gilmanın yazdığı "Kadınlar Ülkesi" adlı kitabı kütüphanede gördüğüm an okuma isteğiyle dolup taştım. Profesyonellikten uzak şekilde kitap hakkındaki düsüncelerimi belirmek
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde
Öncelikle, benden profesyonel bir inceleme beklemeyin. Samimi ve içimden gelen, düşüncelerimden bahsedip karakterleri yorumladigim bir inceleme yapmak istiyorum.
Dorian
Çatı KatıIşıl Işık
Öncelikle ilk kitabı 2 sene önce okuduğumu belirtmek istiyorum. İkinci kitap çıktıktan hemen sonra aldım, ilk baskısını almıştım. İkinci kitapta eren, emrise yer verilmediğinden 1. Kadar sevmemiştim. 3. Kitabı da 1 sene önce aldım ama başları sarmadığından kitaplığımın bir köşesinde çürüyordu.
Bir kaç gün önce kitabı okula götürdüm ve inanılmaz bir şekilde sürüklemeye başladı. Tabii hep Arden’i bulmaya çalışmaları yorucuydu, sanki Emris yerine ben arıyormuşum gibi sinirlenmiştim ve Ardene biraz kinlenmiştim. Ardenle Erenin arasında 2 sahne geçti ve bu beni inanılmaz üzdü. Koca kitapta sadece 2 sahnede onlara yer verilmiş, tabii tadı damağımda kaldı orası ayrı.
Ben kitabı aslında çok beğenerek okudum, iyi bir son beklemiyordum ama bu kadar kötü ve acı bir son da beklemiyordum arkadaşlar. Sonlarda ağlamayan varsa bordo berelidir diyorum. Ardenin vurulma sahnesinde falan ağladım resmen… Yarım kaldılar tam anlamıyla.
22 sene sonra Eren’in Beyaz Eve çocuklarıyla gelmesine üzüldüm mü sevindim mi bilemedim, sanırım ben evlenip çocuk yapmasını kaldıramadım.
Ama son 1 senedir okuduğum en iyi kitaptı, sonu gerçekten kötü bitse de kötü sonu bile iyiydi diyeyim siz anlayın. Bunları yazarken bile sanki Arden ve Erenin yaşadıkları aklıma geliyor ve kalbim acıyor, onların yerine ben aşk acısı çekiyorum.
YARIM KALAN AŞK BUDUR ARKADAŞLAR. DAYANAMADIM BEN BU SONA.
Bence 4. Kitap gelirse tadı kaçar, tabii harika olur ama 4. Kitapta Erenin karısı ve çocuklarını okumaya dayanabilir miyim bilemiyorum.
Kötü sonuna rağmen harikaydı. Okumanızı tavsiye ederim.