…Babasından ona miras kalan araziyi köylülere dağıtabilirdi. Oysa şimdi annesinin ayda verdiği bin beş yüz ruble yetmiyordu ona. Para yüzünden sık sık tatsız tartışmalar geçiyordu aralarında. O zamanlar gerçek "ben" olarak ruhsal yapısını sayardı, şimdi ise sağlıklı, dinç, yaşayan "ben" di onun için gerçek olan.
Bu korkunç değişim onda, sırf kendine olan inancını yitirip, başkalarına inanmaya başladığı için olmuştu. Kendine inanmayı bırakıp başkalarına inanmaya başlamasının nedeni, kişinin kendine inanarak yaşamasının son derece güç olmasıydı: Kendine inanarak yaşayabilmesi için kişinin bütün sorunları, küçük hazlar peşindeki yaşayan "ben"in istediği gibi değil, hatta çoğunlukla onun istediğinin tam tersine çözümlemesi gerekir. Öte yandan, başkalarına inanırsa çözümleyemeyeceği hiçbir şey yoktur. Her şey çözümlemiştir. Hem de yaşayan "ben"in istediği gibi. Dahası var, kendine inanarak yaşarken çevresindeki insanların eleştirileriyle karşı karşıya kalıyordu hep. Oysa başkalarına inanmaya başlayalıberi herkes övüyordu onu.
…Ama üzülüyorum buna doktor! Sırlarımı hiçbir zaman açmam başkalarına, onları karşımdakiler kendileri sezinlesin isterim, çünkü böylece gerektiğinde her zaman yadsıyabilirim onları…
…Werner genelde sinsice alay ederdi hastalarıyla. Ama bir keresinde, ölmek üzere olan bir erin başucunda ağladığına tanık olmuştum. Yoksul biriydi, milyonların hayalini kurardı, oysa para kazanmak için fazladan bir adım da atmazdı: Bir gün, dostuna iyilik yapmaktansa düşmanına iyilik yapmayı yeğleyeceğini, çünkü dostuna iyilik yapmasının kendi yüce gönüllülüğünü satmak anlamına geleceğini, oysa nefretin düşmana gösterilen iyilikle orantılı olduğunu söylemişti bana.
Sayfa 120 - iletişim yayınları, doktor werner·Kitabı okudu