Özellikle günümüz sanatçıları, " Sanat için toplum" anlayışıyla birlikte, topluma ulaşabilmek için bir arz - talep ilişkisi içerisine girmektedir. Bu topluma düşüncelerini açıklayabilme kaygısı, sanatçıları izleyici/okuyucu/dinleyici kitlenin çoğu olan ev hanımları, genç yetişkinler ve emeklilerin boş vakitlerini değerlendirme, tatmin olma ihtiyaçlarını gidermek için cinsellik ağırlıklı aşk işleme, vatanseverlik duygusunu sömürme, şiddeti meşrulaştırma gibi yollara sürüklemektedir. (Tabii yanlızca buna bağlı değil, kültürel yozlaşmaya da bağlıdır) Yazım dili ve ve konu sadeleştikçe eser üzerinde düşünme ihtiyacı ortadan kalkar ve kişi yalnızca eserde verileni alır. Ancak "Sanat için sanat" anlayışıyla oluşturulmuş bir eser ağır dili ve kapalı anlatımıyla kişiye üzerinde düşünülecek bir şey ve esere kendinden bir şeyler katma imkanı verir. Ağır dil, öğretecek daha fazla materyal oluşturur ve kişiyi geliştirir. Ayrıca sanatçı, yalnızca estetik bir kaygı duyduğu için eserleri daha özgür oluşturur. Bunlar kişisel düşüncelerim. Sonuna kadar okuduysanız teşekkür ederim ve yazım hatalarım olduysa özür dilerim. Aksi düşünceleri de merak ediyorum.