Charlie,zihnimin üst perdesini yırtmamı istemiyor.Charlie benim bu perdenin ötesinde ne olduğunu bilmemi istemiyor.
Tanrıyı görmekten mi korkuyor?
Yoksa hiçbir şey görmemekten mi?
Oysa Vuslat'ı hep bir gölge,loş bir ışik,duvarlarin renginde kaybolan bir esya gibi görmüştü. Ortadan kaybolsa da yokluğu anlaşılmayacak kadar siradan bir eşya.. Sevmek için zaman bulamamış,daha doğrusu hiç aramamıstı
"Çünkü nerede olursam olayim-bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok'ta-hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım."