Eyüp Şahin

Eyüp Şahin
@eypshn
eyp.shn55 * Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi *Anadolu Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek Okulu
Kamu Personeli
Samsun
Samsun, 4 Temmuz
16 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Kardeş katli Osmanlı'nın en çok konuşulan meselerinden biri. 3.Mehmet gerçektan 19 kardeşini katletmiş midir? - Evet. Bu muamele her zaman Osmanlı tarihinde yerildi, hır karşılandı,rahatsız olundu. Tahta geçen padişah Eyüp Sultan cCamiinde kılıç merasimi ardından direk İstanbul'a giremez. Sur dışından şehre girer Fatih'in İstanbul'u fethi ile beraber girdiği Edirnekapı'dan şehre girer. Sonra dedelerinin mezarlarını ziyaret ederler ve Topkap Sarayına gelir. MEHMET REŞAD Edirnekapıdan girip dedelerinin kabrini geze geze tam Ayasofyanın karşısına geldiğinde (ORADA 3.MURAD,3.MEHMED,2.SELİM' in kabirleri var.) ziyarete devam eder ve 3.MEHMED'in kabrini ziyaret etmez ve "BEN ÇOCUK KATİLİNİN KABRİNİ ZİYARET ETMEK İSTEMİYORUM" der. Anlayacağınız kendileri de rahatsız durumdan fakat Devletin Bekası herşeyin üstündedir. 700 yıla yakın süren bir devlette böyle zorluklar görülmüştür.
Düşünün Yavuz Sultan Selim Mercidabık savaşını kazandıktan sonra Muzaffer komutan halep'e iner. Halep Ulu Camiine cuma namazını kılmak için girer hutbeye çıkan imam artık oralar Osmanlı toprağı olduğu için (şu an birçok arap ülkesinde vardır hutbe ülkenin lideri adına okunur) Yavuz'un adını okurken "Hakimü'l Haremeyni' ş Şerifeyn" diye okur. Yani Mekke ve Medinenin hakimi diye. Yavuz hemen oturduğu hükümdar mahfilinde (büyük camilerde görürsünüz padişahın namaz kıldığı, müezzin mahfiline benzeyen yüksekce bir yer) ayağa kalkar ve hayır hakim değil "BİZ ANCAK O KUTSAL TOPRQKLARIN HADİMİ, HİZMETKARI OLABİLİRİZ, HADİMÜ'L HAREMENİ' Ş ŞERİFEYN DEMELİSİN" der düye düzeltir o zamandan kutsal toprakların elimizden çıktığı ana kadar Hutbelerde bu ifade kullanılmıştır. Şu tevazuya bakar mısınız.
Osmanlı kültür ve hayatı çok fazla incelik ve nazikliğin olduğu bir hayat yapısıydı. En basitinden bir örnek Sultan Abdülmecit'i düşünün, -silüetini biliyorsanız gözünüzde canlandırın bilmeyenler internetten bakabilir-başındaki fesin üst kısmında süpürge teli gibi tüyler var. Nedir bu tüylerin hikmeti...Gece yarısı Mescid-i Nebevide, Mescid-i Haramda uçlarına tüyler takılmış uzun sopalarla temizlik yapan personeller belirir. Bu tüylü sopalarla temizlik yaparlar,toz alırlardı.Kutsal mekanlara değmemiş bir noktası bile kalmayan o sopalardaki tüyler İstanbul' gönderilir ve padişah sorguçlarına(fes, başlık) takılır padişah o tüylü sorguçu halkın arasına çıkarken başına takar "BİZ SENİN EVİNİN, MESCİDİ'NİN SÜPÜRGECİSİYİZ YA RABB, YA RASULALLAH dercesine dolaşır, padişahın bile osmanlı tebaasından farkının olmadığına şahitlik ederdi.
Mutluluk
"-Mutluluk, sabah uyandığında kitap sayfalarının rahiyasıyla uyanmaktır. -Mutluluk, içine attıklarını paylaşabileceğin birilerinin olmasıdır. -Mutluluk Allah'a seni seviyorum diyebilmektir. -Mutluluk Allah'ın seni seviyorum demesidir." (H. A. Öztekin) *Oysa Mutluluğun kaynağı ne kadar da basitti biz insanoğlu o mutluluğu kendimiz zorlaştırdık, kalbimizin içindeki kara dehlizlere gömdük. E. Şahin
Sayfa 79 - Hayykitap·Kitabı okudu
"Kalpleri uzak insanlar seslerini yükselterek duyurmaya çalışırlar. İnsan ne kadar çok öfkelenirse sesini duyurmak için o kadar çok bağırır." 'Peki sevenler nasıl konuşur?' 'İki insan birbirini severse kalpleri birbirine yakınlaşır ve artık sakince konuşmaya başlarlar. Çünkü kalpleri birbirine yakındır, mesafe ya yoktur ya da çok azdır. 'Peki ya âşıklar nasıl konuşur?' 'Onlar artık ya hiç konuşmaz ya da sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri o kadar yakındır ki, birbirlerine bakmaları bile yeterlidir."
Edebiyat