Ezidiler
9/10
·615 syf.·
2023 27. kitabı
Êzîdiler, kadim Zerdüştlük,Mitraizm,Maniheizm gibi dinlerin yanında İslam ve çeşitli Hristyanlık öğretilerini de kapsayan sentez bir Din/dünya görüşüdür. Êzîdi Kürtler; Irak, Türkiye,Suriye, Ermenistan, Gürcistan,Ukrayna,Rusya ve Almanya'ya değin geniş coğrafyalara dağılmıştır, elbette bu dağılımın temel nedeni tarih boyunca 76.kez kıyıma uğrayıp sürgün edilmeleridir. Meleklere özel bir anlam atfetmeleri sebebiyle diğer inançlar tarafından 'putperest' denilmiştir. Êzîdiler bu ifadeye şiddetle karşı çıkıyor olup kendilerini Rojperest ya da Ezda'nın çocukları olarak tanımlarlar.Güneş'e yüzünü dönüp ibadetlerini Qewl ve Beyitlerle yaptıkları gibi saz eşliğinde de gerçekleştirirler. Tavus Kuşu'nu sembolünü kullanmalarının sebebi 'güzellik, dirilik, ölümsüzlük ' gibi anlamlar ifade etmesidir. Erivan Radyosu son yüzyılda Kürtçe müziğin toplanması, gelişmesi ve de çeşitlendirilmesi hususlarında Êzîdi Kürtlerin yeri azımsanmayacak kadar büyüktür. Kitapta bir yandan Êzîdilerin acı ve keder dolu tarihlerini anlatırken diğer yandan dil, kültür, düşünce ve entelllektüel anlamda Kürt kültürüne olan katkılarını göz önüne serir. H.G 09.12.2023 Ali Haydar Ülger Çemberin Dışındaki Kürtler
Kurdî
Çemberin Dışındaki KürtlerAli Haydar Ülger · Ürün Yayınları · 20161 okunma
10/10
·208 syf.··
2023 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 19:27
Ortadoğunun ötekeleştirilen ve ezilen halkı Ezidilerin tarihini anlatmam çok uzun süreceği için kısaca anlatayım. "Ezidi" kelimesinin bu dinin tanrısı olan Azda kelimesinden türetildiği iddia edilmektedir. Kürt dilinde "Tanrı" ismini karşılayan iki kelime mevcuttur: Bunlar "Ezda" ve "Xweda"'dır. Ezda beni yaratan, veren ve var eden anlamlarına gelmektedir. Xweda ise kendiliğinden var olan anlamına gelmektedir.Yezidilikte tanrı, Dünya'nın sadece yaratıcısıdır, sürdürücüsü değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Düşmüş Melek, bir nevi aracılık rolü üstlenmiştir. Düşmüş melek, Melek Tavus olarak adlandırılır ve bir tavus kuşu ile simgelenir. Gururlu bir melek olduğundan tanrıya isyan etmiş, ceza olarak 40.000 sene orada yanmış, sonunda döktüğü göz yaşları bu ateşi söndürmüştür. Artık tanrıyla barışıktır. Düşmüş Melek, yemek pişiren ve yangın çıkaran ateş gibi, Dünya gibi hem iyi, hem de kötüdür.Yezidiler için Melek Taus, en güçlü melek ve aynı zamanda affedilmiş Şeytan'dır. Bu ismi ağzına almak, mukaddes olduğundan yasaktır.Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona değil, içi kötülüklerle dolu olana, Tavus'a yapılması ile kötülüğün en büyük kaynağından korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus'tur. Âhiret inancı gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varlığı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve yaşayışına göre Dünya Cennet'e de, Cehennem'e de dönüşebilir. Melek Tavus, bütün bu işlerin denetleyicisi ve tanrının bu Dünya'daki gölgesidir. Yezidilerin kutsal tapınakları Irak'ın Duhok ilinin Şeyhan ilçesindeki Laleş Vadisi'nde bulunuyor. Her yıl nisan ayında, farklı ülkelerden hac niyetine buraya gelen Yezidiler, Şeyh Adi'nin türbesini ziyaret ediyor. Hatta bu videoda gayet
Işid'in KölesiThierry Oberle · Librum Kitap · 201620 okunma
Reklam
74. Ferman
Puan vermedi·336 syf.··
2023 3. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 00:00
74. Ferman “Kan yağmurları getiren kırmızı bir bulut gibi geçtiler üzerimizden… Sonra her fırsatta dönüp kırmızıya boyadılar topraklarımızı… Kan kırmızısına! Yüce Ezda affetsin beni kin tuttuğum için ama hepsinin intikamını alacağım!”
Edebiyat
74. FermanMustafa Mutlu · Kırmızı Kedi · 2016137 okunma
8/10
·230 syf.··
2023 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 10:41
Öncelikle merhabalar. Bayadır inceleme yapmıyor ve uygulamayı kullanmıyordum. Görüyorum ki her güncelleme uygumaylayı kötüye götürüyor. Metin Aktaş'ın daha önce Ezda, Nişancı, Burseya Dağı ve son olarak Sessizlik Kulesini okudum. Her kitap yöntem olarak birbirini takip ettiği için tekrara girdiğini düşünüyorum. Hep bir çocuk üzerinden tarihi olay ve kişilikleri anlatıyor. Bu bakışla yazdığı için genelde mağdur ve dram yüklü oluyor. Okurken de hissedersiniz bence. Betimlemelere de oldukça fazla yer veriyor, bunu yaparken beni gerçekten de bahsettiği yerlere götürebiliyor. Ama şöyle de bir durum var Betonlara hapsedilmiş insanlar bu betimlemelere ne kadar aşina olabilecek merak konusudur:) Biraz da içerik tanıtımı yapalım:) 3. Zerdüşt dönemini ele almış yazar. Özellikle Zerdüşt Teolojisine baya hakim bir kişidir. Baya etkilendim bu konuda hatta araştırma inceleme yapma gereği bile hissettim. Yaratılış mitolojisi oldukça iç açıcıydı. Zerdüşt'ün sadece Kürt coğrafyasında etkili olmadığını Hindistan'a kadar gittiğini gözler önüne seriyor. İneğe neden bu kadar değer verildiğini ise kitabı okurken anladım. Ekolojik yönüyle muazzam bir şeymiş diyebilirim. Anahita baş kahramandır. Bu isim aynı zamanda Dersimde en önemli Kadın Ziyaretgahlardan birinin adıdır. Anahita Köle bir ailenin kızıdır. Her türlü sorgulama ve şüphe içersindedir. Sınırları aştığı için efendisi Sauru Bey'in oğlu ile karşı karşıya gelir, ölmek üzereyken Yima onu kurtarır ve kitap böyle heyecan kazanıyor, Yima kaçak,Anahita ve ailesi ise suçlu... Hayat yaşanmaz hale gelirken bir mucize ile hayatları değiştir, köle isyanı başlar. Ve bitmek bilmez bir macera başlar. Macerada İsyan önderlerinden hiç bahsedilmemesi büyük bir eksiklik ve çarpık bir tarihi ele alış biçimidir. İktidarlaşan bir dinin nasıl
Sessizlik KulesiMetin Aktaş · Dara Yayınları · 202130 okunma
10/10
·328 syf.··
2022 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2022 03:24
Yerli yazarları keşfetmeyi seviyorum. Eserin yazarı Nurgül Çelebi'de onlardan bir tanesi. Kitabının konusunu titizlikle araştırmış ve kalemini kağıtla buluşturmuş. Ne de güzel yapmış. Başarılı bir eğitim hayatı olan yazar bu kitabı yazarken ne kadar donanımlı olduğunu ortaya koymuş. Ödüllü bir yazar olan Nurgül Çelebi, araştırmacı ve akademik çalışmalarını yurtdışında sürdürmektedir. Hani bazı kitaplar vardır bilgi verirken destan tadında ilerleyen işte bu eserden onlardan bir tanesi. Konusu, hem geçmiş, hem şu an, hem de gelecekte geçen bir aşk hikayesi gibi görünse de asıl konu farklı dinlere bakış açısı. Mitoloji ve tarihin, yeryüzünde ki zıtlıkların insan ve evren üzerinde ki karmaşası her daim insanoğlunun dikkatini çekmeye devam edecek. Zira insan bilinmeyeni öğrenmek arzusundadır. Aydınlık ve karanlığın günümüzde de kıyasıya mücadele ettiği yarışı her zaman var edenlerin kazanmasından yanayım. Çünkü yok ediciler ne kadar denge sağlıyor gibi görünse de onlar kötülüğün tohumunu ekip karanlığa hizmet ediyorlar... Dopdolu bir kitap okudum. Osmanlı Döneminde yaşayan Eliana ve Barsbey, günümüzde ise Koray ve Hilal, gelecekte ise Tanrı Dağı'nın eteklerinde dünyaya gözlerini açmış olan Ezda ve Berat. Haksızlığa uğramış ruhların yeniden var olma çabaları... Kitabın devamı gelecek gibi bitti. Umarım yazarımız biz okurları çok bekletmez. Kitap dostlarıma kesinlikle okumalarını tavsiye ederim :) #Ya var edici sandıklarımız aslında yok ediciyse#
Tanrı DağıNurgül Çelebi · Dark İstanbul · 202117 okunma
Puan vermedi·278 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 22:30
Ezidiler mi Yezidiler mi diye sorgulayıp durduğum, inanışlarını yaşam tarzlarını merak ettiğim bu halk hakkında ilk bilgiye Zülfü Livaneli'nin "Huzursuzluk" kitabında Müslüman bir adamla Yezidi diğer deyişle Ezidi kadının aşkın anlatan ve Mardin dolaylarında geçen bir hikayede tanık oluyorum ilk kez orada Ezidilerin mavi renge hayatlarında yer olmadığını ve marul görünce çıldırdıklarını şaşırarak okuyorum. Bu halk bana daha da ilginç gelmeye başlıyor ve araştırmalarımı sürdürerek Ezidiler hakkında detaylı bilgi sahibi olmaya karar veriyorum.Ve yine araştırmalarım sonucunda Diyarbakırlı gazeteci-yazar aktivist Nurcan Baysal'ın bu kitabıyla merakımı bir parça daha gidermeye çalışıyorum. İncelememe Yezidiler hakkında önemli bilgiler vererek başlamak istiyorum. Ezidilik Doğu'da Tanrı'ya verilen Yezd, Yezdan, Azda ve Ezda isimlerinden türemiştir. Tanrı'ya Yezdan Tanrı'ya inananlara da Yezdi denir. Hal böyleyken birçok araştırmacı maalesef ezidileri "şeytana tapanlar" olarak tarif etmiştir. Bu da Ezidilerin yüzyıllarca onların ferman dedikleri katliamlara, yıkımlara, sebebiyet vermiştir. Yani ezidilerin uğradıkları bu katliamlar dünkü bugünkü olaylar değil geçmişi çok çok eskilere dayanmaktadır. Onlar yüzlerce yıl boyunca çeşitli kavimler tarafından dinleri inanışları ve mezhepleri ve mensup oldukları ırk yüzünden ötekileştirilmiş, asimile olmaya zorlanmışlardır. Zira Osmanlı Devleti'nin ünlü şeyhülislâmı Ebussuud Efendi bir fetva ile Ezidilerin katlinin vacip olduğunu söyleyerek herkesi bu "zındıklar"a karşı görev bilincinde olmaya çağırmıştır. Oysa en büyük zındığın kendisi olduğunu unutarak! Ve maalesef ki o zamandan günümüze kadar Ezidi zulmü devam etmiştir. Onlar bilinenin aksine şeytana tapmayan güneşe dönerek ibadetlerini gerçekleştiren, dinlerine bağlı, gerek yaşam
Ezidiler: 73. FermanNurcan Baysal · İletişim Yayınları · 201643 okunma
Reklam