📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Başkalarının Tanrısı”nda Musa konuşuyor bizimle. Musa bir şair. O yüzden her cümlesi şiir gibi. Akan, kaygan bir anlatımı var Musa’nın. Hiç acele etmeyen, takılmayan, sürtünmeyen; yumuşacık kayan, yolunu önceden bilen bir üslup. O yüzden kitabın ilk cümlesi itibariyle büyülü bir dünyayı aralıyorsunuz. Ama kurbağanın prens olduğu değil de belki prensin bilinçli bir seçimle kurbağa olduğu bir dünya. Bir insan her şeyi geride bıraktığında, tüm sahip olduklarını -elbette kendisi dahil- neye ulaşabilir, bunu izliyorsunuz Musa ile. Yumuşak ve şairane bir dille, görmemek için başımızı çevirdiklerimizi anlatıyor bize. Belki yok saydıklarımızı, utandıklarımızı, hor gördüklerimizi. Tüm gerçekliği yüzümüze tokat gibi çarpmıyor, niyeti acıtmak değil. Ama görelim istiyor. O yüzden yüzümüze yumuşakça sürüyor bu gerçekleri, krem gibi. Tokat gibi çarpsa yara açılır belki ama krem gibi sürünce, yaraları iyileştiriyor Musa’nın anlattıkları.
Mine Söğüt’ün dilini hep çok severim. Büyülü gerçekliğini de. Kitabı çok beğendim. Kalpten tavsiye ederim.