Boris onun mutluluğunu hissederek memnun oluyordu: Onda kendi ardından güzel anlar bırakmak isterdi. Kadının elini okşayarak düşündü: Bir yıl; şurada onunla yaşayacağı bir yılı kalmıştı; içini yumuşak, yumuşacık bir sevecenliğin doldurduğunu duydu; şimdiden bu aşk masalında geçmiş, uzak öykülerin çekici güzelliği vardı. Eskiden bu ilişkiyi zor yürütüyordu, ite kaka, zor yürütüyordu, çünkü süresiz, ne zaman sona ereceği belirsiz bir alışverişti bu; onu rahatsız ediyordu, o sınırlı, belli borçlanmalarla rahat ederdi ancak. Bir yıl: Ona hak ettiği bütün mutlulukları verecekti, kusurlarını affettirecek, sonra bırakacaktı onu, ama eşekçesine değil, bir başka kadının peşine düştüğü ya da ondan bıktığı için değil; kendi kendine, usul usul olacaktı bu, maddenin zorlamasıyla, çünkü askerlik çağına gelecek ve cepheye gidecekti. Gözucuyla baktı Lola'ya: Genç görünüyordu, güzel göğsü mutlulukla kabarmıştı, tuhaf bir kederle düşündü: "Bir tek aşkın adamı olarak ölece- ğim." 40'ta savaşa gitmiş, 41'de ölmüş, yok, 42'de; o arada okula da zaman ayırmak zorunda kaldığından; bu demek oluyor ki, yirmi iki yılda bir kadın. Üç ay öncesine kadar yüksek sosyeteden, tanınmış kadınlarla yatmayı tasarlıyordu, hoşgörüyle, “Çocukmuşum o zaman," diye düşündü. Düşeslerle yatamadan ölüyordu, ama üzgün değildi.