Zeze’nin her okuduğumda yüreğime dokunan ve farklı duygular uyandıran hikayesi… İnce ruhlu, hassas yapısı ve gelişmiş hayal gücünün yanısıra; afacanlığı, sabır ve anlayış gerektiren karakteristik özellikleri ile bana DEHB’yi çağrıştırdı. Keşif ve merak duyguları ile kendi serüveninde hareket eden Zeze’nin hem fiziksel, hem de psikolojik şiddet gösterilerek sevgiden nasıl mahrum bırakıldığı ve bu mahrumiyetin ruhunda açtığı derin yaralar öylesine derin işlenmiş ki… Hikayenin devamında bir çocuğun yaşamında sevgi, şefkat, merhamet gibi kavramların var olması ile beraberinde gelen değişimler gözler önüne seriliyor. Bununla beraber, yoksunluk çektiği ilgiyi tam buldum dediği anda, hayatının sonuna dek unutamayacağı bir acı ile erken yaşta yüzleşiyor Zeze. Kim bilir kaç Zeze var dünyada, kaçına ulaşabiliriz bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa daha yaşanılabilir bir dünya için kalplerimize iyilik tohumları gerek.