Açık açık alay ediyordu benimle. Sinirimden çatlamak üzereydim. Bir yandan bu ilişkiyi normalleştirmemin mümkün olmadığının farkındaydım; ancak alıştığım hayat bana bunu sorgulatıp duruyor beni bildiğim yönlere doğru sürüklüyordu. Harun'un bu şekilde davranması kendimi aşağılamış hissetmeme neden oluyordu. Dün gece hissettiğim o huzur dolu dakikalardan eser kalmamıştı şimdi.
Ne zaman bir savaş haberine rast gelsem düşünürdüm. İnsan gerçekten tahmin edebilir miydi böyle bir şeyi? Her sabah uyanıp kahvaltılarını ediyorlar, kahvelerini içip işlerine gidiyorlardı. Sonra bir sabah patlayan bir bomba ile mi uyandılar yani?