Serserilik saygınlıktan daha caziptir her zaman. Viktorya dönemi orta sınıfı normalliği tutumluluk, sağduyu, sabır, iffet, Uysal'ın, özdisiplin ve çalışanlık şeklinde tanımladığından beri, bütün eğlencenin şeytana kalacağı belliydi.
Zincirlerinden kurtulmuş bir zihni sahip olmakla, insanın kendi erosion içinde başkalarından kopması arasında ince bir çizgi var. Kişinin kendi duvarları arasında fazla uzun süre kalması bir çeşit delilikle sonuçlanır. Samuel Johnson'un yaşamının da akla getirdiği gibi, "karakterler" bu deliliğin yakınında durur. Büyüleyici, u cubed en yalnızca bir adım uzaktadır.
"İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir." savını içeren ama onu savunmak bir yana yer yer çürüten bir kitap. Malorie'nin her endişe nöbetinde, kaburgalarında beliren her yeni morlukta; hayatta kalma içgüdüsünün o muazzam işleyişini ayrıntılıyor kitap. Birdenbire; dört bir yanı korku doluyor insanın. Bu bir korku kitabı değil belki bilinen manada ancak bu kitap korkuyu tasvir eden bir kitap. Her kalp çarpıntısında, Victor'un her havlamasında onu tüm hatlarıyla tanıtan okuyucuya. Aralıksız okudum kitabı. Harika değildi belki ancak, hatırlanmaya değecek türden bir kurgu idi. Abartılı tavırlar, abartılı karakterlerden uzak.
Sen iyi bir annesin Malorie!
Ve Sevgili Tom; seni unutmayacağız. . .