"Canlı kalmak" sözü bana bir ağacın büyümesini çağrıştırıyor. Acele etmiyor ağaç büyümek için; güneşini alıyor, köklerinden suya ulaşıyor, zamanı gelince yapraklanıyor, zamanı gelince yapraklarını döküyor ve yavaş yavaş büyümeye devam ediyor. Ekstra bir hız olmadan da yaşamı devam ediyor ve genişleyip büyüyor. Zaten biz en temel görevlerimizi yerine getirdiğimizde bile su gibi akmaya başlıyoruz. Olması gerekenler oluyor. Ekstra savaşmak, çırpınmak sadece tükenmiş bir ruha sebep oluyor... Ağaç uzarken dallarının nereye gideceğini bilmez, genişler. Belki zararlı bir böcek belki başka bir ağacın gölgesi denk gelecektir. Ama devam eder büyümeye, çünkü içinde büyümek yolu vardır.