Su

Kitabı biraz okuduktan sonra anladım ki vaktim ziyan olacak o yüzden kendimi zorlamaktan vazgeçip kitabı yarım bırakıyorum. Boş kitap okuma kotamı bu aylık doldurdum. Hiçbir şey anlatmıyor, edebi bir derinlik yok, böyle kitaplar bana " sen daha iyisini yazarsın" hevesi kazandırıyor sadece.
Nakano Eskici DükkanıHiromi Kawakami · Domingo Yayınevi · 20242,294 okunma
Reklam

Su

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
3 saatte okudu
·
2025 20. kitabı
Patrick Süskind
7.6/10 · 2.706 okunma
Puan vermedi·632 syf.··
2025 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 23:25
Gonçarov’un Oblomov romanı, modern zamanın köleliğine dönüşen tembelliğin ve içsel boşluğun gücünü anlamak adına müthiş bir çalışma. Ana karakter İlya İlyiç Oblomov’un, kendini yaşamaktan vazgeçmiş, hayattan hiçbir şey istemeyen hali, romanı yalnızca bir kişisel çöküşün öyküsü olmaktan çıkarıyor; toplumun ve bireyin ilişkisini sorgulatan bir ayna işlevi görüyor. Oblomov, kendi içindeki düğümleri çözmekten kaçan, sürekli yarın diyen ve tam anlamıyla hiçbir şey yapmayan bir karakter. Başlangıçta ondan biraz tiksinmek, biraz da empati duymak mümkün; çünkü o, ne geçmişinde ne de bugünde bir kırılma noktasına sahip. Ancak, kitabın ilerleyen bölümlerinde, özellikle de onun içsel bir “öğrenilmiş çaresizlik” yaşadığını fark etmek, karaktere karşı duyduğumuz nefreti bir miktar törpülüyor. Romanın bana en çok hissettirdiği şey, her ne kadar bir tembellik ve hareketsizlik üzerinden gidiyor olsa da, insanın kendi hayatını terk etmesinin ne kadar derin ve trajik bir hal alabileceği. Oblomov’un çevresindeki insanlar, onun potansiyelini görüyor, fakat sonrasında da bu potansiyeli bir türlü hayata geçiremiyorlar. Bu, sadece onun değil, sistemin ve toplumun da bir yansıması gibi. Bu, yaşamla bağını koparmış bir adamın yalnızca kendini değil, çevresini de nasıl yavaşça tükettiğini görmek, düşündürücü. Oblomov’un hikâyesi, bana şunu hatırlattı: Hayat, hareketsiz kalınca sadece bir noktada durmak değil, varoluşsal olarak çürümek. O yüzden belki de bu romanın sonu, karakterin içinde bulunduğu “battaniyeye sarılı” dünyasına doğal bir sonuç. Kitabın verdiği mesaj, aslında yaşamı terk etmek yerine, her anı, her anı içinde yaşamayı hatırlatıyor. Bu anlamda Oblomov’un hikâyesi, bir çağın, bir dönemin tembelliği hakkında da derin bir eleştiri. Sonuç olarak, Oblomov, çok katmanlı, çok derin
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma