No comment
6/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:41
Milyon Dolarlık Yalan, tam anlamıyla bir oturuşta bitirilecek, yüksek enerjili ve bol atışmalı bir "nefretten aşka" hikayesi. Kitabın en büyük artısı, klişe bir zengin adam-fakir kız hikayesi gibi başlasa da karakterlerin arasındaki o kıvılcımlı ve hazırcevap diyalogların okuyucuyu hiç sıkmaması. Emery’nin dik duruşu ve Callum’un o karanlık, korumacı alfa tavrı türe bayılanları kesinlikle tatmin edecek cinsten. ​Eğer mantık hatalarına çok takılmadan, sırf eğlenmek, heyecanlanmak ve hızlı akan tutkulu bir aşk oyunu okumak istiyorsan, bu kitaba kesinlikle şans vermelisin. Milyon Dolarlık Yalan
Alıntı
Milyon Dolarlık YalanJ.T. Geissinger · İndigo Kitap · 2025249 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 5. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:24
Kitap gerçekten çok etkileyici. Elinize aldığınızda sayfaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Çünkü öyle bir gerçek var ki, Dünya’nın bir köşesinde, Filistin’de, Gazze’de bunu yaşayan insanların olduğunu bilmek çok çok acı. Kitabın konusunu bilerek başlamadım okumaya. Ama anladım ki Filistinli bir çocuğun, çokta zeki olan Ahmed Hamit’in hayat hikayesi. Daha ilk sayfalarda kardeşini mayına basması sonucu kaybeder. Ve yıllar boyunca da ailecek, halkça zorluklar, kayıplar, işlenceler yaşarlar... Bir yudum ekmeğe, bir damla temiz suya, yatacak bir yatağa muhtaç bırakılır halk… Çok zor şartlarda kazandığı sınav, fakir ve yok olmaya mahkum ailesini kurtarmak için fırsat sunar ona. Çok çalışır, yıllarca uğraşır ve Nobel ödülünü de kazanır. O anda da halkının ve ailesinin her zaman yanında olacaktır Ahmed Hamit. Kitabı ben çok sevdim. Herkesin de okumasını tavsiye ederim. İyi okumalar.
Badem AğacıMichelle Cohen Corasanti · Pegasus Yayınları · 20154,652 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·72 syf.··
2026 36. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 07:58
Jack London Kızıl Veba Hikaye, 2073 yılında, 87 yaşındaki eski bir edebiyat profesörü olan James Howard Smith'in (torunlarının hitap şekliyle Granser'in) cahil, vahşi, avcı-toplayıcı olan ve keçi postları ile gezen torunlarına, 60 yıl önceki salgını yaşayıp, hayatta kalan biri olarak, bulaştığı kişiyi saatler içinde öldüren, yüzü ve vücudu kıpkırmızı yapan bir mikrop olan, Kızıl Veba hastalığını ve eski dünyayı anlatmasını kapsıyor . Ölümcül bir salgının, modern dünyamızı birkaç hafta içinde yok edebileceğini, insanın doğa karşısındaki acizliğini, doğanın, yani bir mikrobun, insana karşı, ahlaklı, suçlu, fakir, genç, zengin ve güzel ayrımı yapmadığını, evcil hayvanların, tekrar vahşi hallerine dönmesini, insanın doğayı kontrol edemeyeceğini, geçmişten bugüne gelen toplumsal kuralların, sanatın, teknolojinin yani medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu, insanların, medeniyete, teknolojiye ve bilime güvenerek kibirlenmemesi gerektiğini, toplumsal kurallar ortadan kalktığında, hayatta kalmak için vahşileşip, birbirini öldüren modern İnsanın, gerçek yüzünü, en zengin adamın şoförü olan kaba bir adamın, kas gücü sayesinde, hayatta kalıp, eski dünyanın en zengin ve fakir kadınını, zorla kendine eş yapmasını, sosyal sınıfların yıkılarak güç dengelerinin tamamen değişmesini, insanlığın, kabile hayatına tekrar dönmesini anlatıyor. Torunları, okuma, yazma ve sayma işlemini bilmeyen, dilleri gerilemiş kişilerdir. Anlatıcı, tarihin bir döngüden ibaret olduğunu, insanlığın ilkel hayattan modern hayata tekrar ulaşacağını, kibirden gene kendi sonunu getireceğini öngörür. Kıyamet sonrasını anlatan post apokaliptik bir kitaptır. Distopik bir anlatısı da vardır. Kitabın sonunda çevirmene ait 20 maddelik bir not vardır. Kitap bana şu an mevcut olan şeylerin (su, gıda
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Puan vermedi·147 syf.··
2026 5. kitabı
Eşekli Kütüphaneci, idealizmin sadece kelimelerden ibaret olmadığını, emekle harmanlandığında nasıl yeşerdiğini gösteren, bugün bile içimizi umutla dolduran bir başyapıt. Kitap bittiğinde zihninizde tek bir soru kalıyor: "Ben çevrem için bugün ne yapabilirim?"
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Çürüyen Tanrı’nın Bilge Terminatörü: Philipp Mainländer
9/10
·312 syf.··
2026 221. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:46
Philipp Mainländer, bir aşkın veya yüksek duygunun değil; babasının annesine duyduğu o tamamen soğuk, aşksız ve mekanik biyolojik üreme dayatmasının sonucunda dünyaya fırlatılmış bir filozoftur. Onun bu sevgisiz ve çıplak doğumu, felsefesinin de neden bu kadar filtresiz ve rasyonel olduğunun ilk ipucudur. Kanımca Mainländer, Arthur Schopenhauer’ın sistemindeki en büyük mantıksal boşlukları kapatan, felsefe tarihinin "altın madenidir." Schopenhauer, dünyayı "Kör Yaşama İstenci (Wille)" olarak tanımlayıp acıdan kaçış için "çilecilik veya sanata sığınma" gibi mistik ve geçici çözümler sunarken; Mainländer bu mistik tülü yırtar ve bize hayatın ham, rasyonel ve nihai amacını gösterir: Yok oluş. Onun kozmolojisinde evren, intihar etmiş bir Tanrı’nın çürüyen cesedinden ibarettir. Başlangıçta zamanın ve mekanın ötesinde saf bir "Mutlak Birlik" (Tanrı) vardı. Bu ilk enerji, var olmanın getirdiği o sürtünmeli acıya dayanamadı ve "Hiçlik" (Non-Being) limanına ulaşmak istedi. Ancak saf varlıktan mutlak hiçliğe doğrudan geçiş rasyonel olarak imkansız olduğu için, Tanrı kendini imha ederek milyarlarca fiziksel parçaya böldü. İşte bizim "evren" ve "zaman" dediğimiz şey, o ilk bütünün parçalanma anıdır. Bu sistemde evrendeki tüm temel bileşenler (madde ve enerji) aslında aynıdır; yok olmazlar, sadece sürekli biçim değiştirirler. Doğan her canlı, o çürüyen cesedin parçalarının kısa süreliğine bir araya gelmesinden ibarettir. Ancak bu birleşme kusursuz bir kurgu değildir. Sistemde zamana bağlı bir bozulma (modern fiziğin deyimiyle Entropi) hakimdir. Birleşen her kimyasal bileşik, bir öncekinden daha zayıf, daha aşınmış ve çürümeye daha yakındır. Dünyanın zamanla daha kötüye, daha çirkin ve kaotik bir yere evrilmesi bu mekanik sönümlenme yasasının kaçınılmaz bir çıktısıdır. Mainländer
Felsefe
The Philosophy of RedemptionPhilipp Mainländer · Irukandji Media Pty Ltd · 20241 okunma
Bir Yakut köylünün hayatı
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:17
Rusya ile ilgili değerli bir öykü kitabı. Bir Yakut köylüsünün hayatı anlatılıyor. Fakir ve yoksul bir adam olan Makar ve çevresindeki insanlardan bahsediyor. Çok değerli bir eser. Okunması gerekiyor. Ekim devrimi öncesi Rusya'daki kırsal hayatını anlatıyor.
Makar’ın RüyasıVladimir Korolenko · Vakıfbank Kültür Yayınları · 2020180 okunma