Diamond tüm kanıt ve kaynakları önlerine serdiği halde soruşturma açılıp yakalanma kararı çıkarılıyor. Hangi hukuka göre bu kararı veriyorsunuz, şeriat hukukuna mı ? Laik olan bir devletin hukuku, inanç merkezli bir propagandanın kurbanı olamaz, hiçbir kutsalı sahiplenemez , hiçbir düşünce eleştirilemez değildir ve düşünceler arasında hiyerarşi yoktur. Her lider tarihi bir figürdür. Tarihi kaynaklar konuşulurken iftira atılsa dahi bir suç olarak kabul edilmeyecekken: 6-7. Yüzyılın kaynaklarını referans alarak yorumlayan, tüm islam aleminin kabul ettiği yazıları sesli bir şekilde okuyan Diamond gerçekten suçlu mudur ? Yoksa kaynaklardan habersiz olarak yaşayan halkı, 14-15. Yüzyılın modernist kaynaklarıyla yani islamdan 1000 sene sonra yazılı kaynaklarla kandıranlar mı asıl suçludur ? Değerleri değiştirecek olanlar yine insanlardır, Tarihi olarak gerçek yazılı olan metinlerden geçer, hurafelerden değil! İslam ansiklopedisinde, Buhari ve bir çok kaynakta yazan metinler inancın özünü oluşturmuyor da sizin kabul ettiğiniz değerler mi inancın özünü oluşturuyor ? Dini kaynakların saf bir gerçekliği olamaz, çünkü hepsi bir yorumdan ve duyumdan ibarettir. Arabistan’ın tümüyle kabul gördüğü değerler Türkiye’de kabul görmüyorsa orada değerler hiyerarşisi, gerçek ama beğenilmeyen fikirler vardır. Madem çok biliyorsunuz çıkın fikirlerinizi konuşturun, tehditlerinizi değil !
Tarih cahili olmak böyle bir şey. 1) Cahiliye Araplarda bir kadın ergenlik yaşına gelene kadar adam yerine konulmadığı için sıfır yaşında sayılıyordu. Bir kadın 11 yaşına gelince 1 , 12 yaşına gelince 2 , 13 yaşına gelince 3 yaşında deniliyordu. Yani 6 yaşına gelen kadın 16 yaşında olmuş oluyor. 2) Hz. Aişe annemiz Peygamber efendimiz ile evlenmeden önce Ancak daha önceden Hz. Aişe için, Mut’ım bin Adiyy’in oğlu Cubeyr ile evlenmek üzere söz verilmiştir. Sözlülük esnasında Mut’ım bin Adiyy ve hanımı, oğlu Cubeyr’in Hz. Aişe evlenirse, Cubeyr’i ve diğer oğullarının Müslüman olacağından şikâyet etmesi üzerine, Hz. Ebu Bekir onlara verdiği sözden vazgeçmiştir. Demek ki Hz. Aişe Evlilik yaşındadır. 3) Siz din düşmanlarının mantığına göre Hz. Aişe 6 yaşında evlendiyse O zaman 3 yaşında süt emerken mi nişan yapmış? 4) Eğer Hz. Aişe annemiz 6 yaşında evlendiyse Müşrikler neden bunu peygambere karşı koz olarak kullanıp bakın bu adam sapık bundan peygamber olmaz diye tarihte tek bir itiraz bile yok?
Tarihi cahili diyorsunuz ya hani, son sorduğunuz soruya cevaben; çünkü o dönem kız çocukları ile küçükken evlenmek normal sayılıyordu sapıklık değil. İnsan hakları gelişmemiş, ergenlik çağına gelmiş her çocuk yetişkin olarak görülüyordu. Sapık diyerek itiraz etmeleri bu yüzden mantıksız zira kendileri de o şekilde davranmış.
Bu değerli yorumu eklediğin için teşekkür ederim, ve şu iki satır armağanım olsun sana : ) 🌸
Dostum,
Sen ve ben
Hayata hep yaban kalacağız.
Birimiz diğerine
Ve her birimiz kendisine.
Senin konuşacağın
Ve benim seni dinleyeceğim güne değin.
Sesini sesim sanarak.
Ve karşında durduğum güne değin.
Bir aynanın karşısında duruyormuşcasına
(Halil Cibran)
Görünürde feodal bir acıydı seninki
Sahiplenilenemeyen diri dudakların vardı.
Ömür çürütülürdü sana ah be
Sonra sen kimdin ki
Neycen konuşurdun sürtük bacaklarda
Omza alınmış kaç şiirlerin vardı
Namussuzluk etme
kimsen kimsin.
Neycensin, onlarcasın, yüzlercesin binlerce...
Dudakların titrekti
İpince.
Sonra sen kimdin tanrı kulu!
Özgürleşemedik lanet bir auran vardı
Git bir daha gelme
Daha da uzaksın çünkü
Çünkü onlarcasın, yüzlerce...
Farah.
Biliyor musunuz çok çaresiz hislerle yazılmıştır bu satırlar. Mesela şu an niçin uyumadığını sorguluyor yazar, elleri titriyor mağlup oluşuna üzgün. Kıskanılası bir yalnızlığı da olabilir zira halinden memnun. Doğru söze gelemiyor yalana alışkın kulakları. Kıyafet giyse çırılçıplak bir kalçaya sahip olduğunu düşünüyor, üşüyor ve üşüyor baldırları. Kusursuz olan hiçbir şeyi istemiyor kusurundan doğurdu dünkü veledini. İpsiz sapsız düşüncelerle elleri vajinasında musmutsuz takılıyor dip köşelerde. Kızım diyor bu ne yaman çelişki, bırakıp gitmeyecek sözler sarf edeceğine keşke gideceğim bekleme deseymiş, vallahi daha az yangınım olurdu kalbimde. Düğün merasimi de istemezdim gelinliğim cebimde. İki kurdele bağlardım anlarsınız.. Boğazlardan da geçirmezdim hani düğün pastasını. Akşama yapardım iki kaşık yerdik anamın çorbasını. İnceydi ah ne ince! Ne de güzeldi gözleri gülünce. Bundan şundan ordan burdan öperdim her kisvesini namussuzum. Kızım ben aslına bakarsanız yengeci yemeyeli çok oldu. ah sahi siz n'anlarsınız... Yel değirmenleri benden yalnız değiller şükürler olsun, en çok ben sevgisiz en çok ben zulüm çeken, en çok ben sömürülen ve en çok ben kocasız... Ah şükürler olsun her gece ağlamak için bir sebebim var, düşünüyorum asabilir miyim kendimi.. Yok ama bundan fazlası zarar. İnce mi ince dudaklarım bir ipekten dişil enerjisi ile bu iğrenç insanlıklı hapishanenin tam da vajinasına bomba koymalı. Koymalı ki bir daha bu veletlerden doğuramayalım derdi kadın. Yolun sonu nereye bilinmeze doğru fakat hey aslanım bu zamana olmayınca geç kaldın.
Zeynep