"Hasta mısın?" dedim usulca. "Hastayım valla. Çok fena yani." "Şikayet nedir?" "Gökçen atağı." dedi anında. Güldüm ister istemez. "Belirtiler?" "Dokunmazsam ölecekmişiz gibi oluyor." dedi. "Görmeyince elim ayağım titriyor. Ateşim tepeme vuruyor. Göğüs kafesimde bir şeyler sıkışıyor." "Ağır bir şeymiş gibi durmuyor." "Ağır." dedi anında. "Valla çok ağır. Bir bak hayrına." "Diyosun?" dedim ciddi ama cilveli ifademle. "Diyorum." "Gerçekten tedavi şart gibi duruyor." "Di mi?" "Aynen. Acil ilaç tedavisine başlanılmalı." "Ne kadar da hoş dediniz öyle." dedi
Bir Şair Bir Kitap
Dilek Kartal – Taşı Kim Atacak kısa boylu bir kadınım ben
İzdiham
Reklam
Tüm bunların üzerinden on yıl geçti. Hanna’nın ölümünü izleyen yıllarda, o eski sorularla eziyet çektirdim kendime: Hanna’yı yadsıyarak ona ihanet mi etmiştim; ona borçlu mu kalmıştım; onu sevmekle
Sayfa 187·Kitabı okudu
Bahê sibê ger tu herî selam bide dilê yarê Ji bo xweda di ber mi da Ger çilmisî di halê min da jê ra beje, Hê jî cara xwe ji bîr dikim tême wira
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Kurdî
Bir çocuk için en acı durum…
Oradaki kadınlar benimle ilgilenir, sorular sorar, başımı okşar, beni ne kadar beğendiklerini söylerlerdi. Ama bunların hepsi bir oyundu. Oradan çıkınca arabaya biner binmez oyun biter, anneannem o mutluluk maskesini çıkarır, ben orada yokmuşum gibi davranırdı. Ben yanlış bir şey mi yaptım diye sık sık dönüp ona bakar, bazen de ‘Bana aferin dediler, beni beğendiler di mi anne?’diye sorardım çünkü benim en önemli görevim, daha doğrusu varlık sebebim aferin alabilmekti. O da hiç yüzüme bakmadan başıyla beni onaylardı.”
Sayfa 180 - Doğan kitap
Alıntı
Reklam
Reklam