Dünya, gurbette kalmış bir ruhun sığınmaya çalıştığı dar bir gölgeliktir aslında. İnsan burada neyi severse sevsin, neye tutunursa tutunsun, hep bir yanı eksik, bir yanı buruk kalır. Tam buldum
Bir şeyi yıllar önce fark ettim: İyi insanların, kalbi temiz olanların üzerinde gerçekten ilahi bir koruma var. Hayat boyunca her türlü belanın kıyısından dönüyorsun. Bazen son anda, bazen hiç beklemediğin bir şekilde kurtuluyorsun. Üstelik bunun farkına da varıyorsun. Çünkü içten içe biliyorsun ki mesele özel bir güce sahip olmak değil. Mesele, kimsenin hakkını yemeden yaşamak, vicdanını kaybetmemek ve kötülüğü karakter haline getirmemek. Hayat herkesi sınar ama bazı insanlar düştüklerinde bile tamamen yıkılmaz. Sanki görünmeyen bir el onları en karanlık yerden çekip çıkarır. Ben buna şans demiyorum. Kalbin temizliğinin, niyetin ve enerjinin hayata bıraktığı iz diyorum. Bu yüzden enerjinizi koruyun. Kime ne verdiğinize, kimleri hayatınızda tuttuğunuza dikkat edin. Çünkü bazen insanın en büyük koruması, sahip olduğu temiz kalptir.
İnanmak, kalbin göğüs kafesinde başlattığı o sessiz ama ihtişamlı ihtilalin adıdır. İnsan inanırsa; yürümekten yorulduğu yolların nihayetinde bir vaha, karanlığın en koyulaştığı şafak vaktinde bir
Günaydınn
Şunu fark ettim bütün okurlar kahve hastası 😅
Kitap öneri ricası.
Okuma listemde pek hafif, iç açıcı kitaplar olmadığını fark ettim ve bu sıralar buna gerçekten ihtiyacım var gibi. Ağır bir konusu olmayan, neşelendirebilecek, eğlendirecek, safe hissettirecek bildiğiniz/sevdiğiniz hoş kitaplardan öneriler sunmanızı rica edeceğim. Bu tarz kitapları fark etmekte oldukça kötü olduğum için iletiyi silmeyeceğim, gözünüze çarptığı her an ve zamanda önerilerde bulunabilirsiniz. Ayrıca sevdiğiniz, kesinlikle önereceğiniz her tür kitaplara da açığım. Şimdiden teşekkür ederim. <3
Dikkatlice dinleyin çünkü size şimdi anlatacaklarım çok önemli, o yüzden dikkat edin, anlıyor musunuz, insan her zaman bir sebeple yürür, yürüdüğünüzde bir yere gidiyorsunuzdur; işe, markete alışverişe, kız arkadaşınızın evine hızlı bir buluşmaya, köpeğinizi gezdirmeye, hatta hiçbir yere gitmiyorsanız bile, gerçek bir hedefiniz yoksa bile, yürümek için her zaman bir sebep vardır; bacaklarınızı germek, egzersiz yapmak, geleceğinizi düşünmek. Oysa insan hiçbir şey için dans etmez, sadece dansın güzelliği için, form için. Çünkü Yeats'in çok güzel ifade ettiği gibi, dansçıyı danstan asla ayırt edemezsiniz. Yürüyen her zaman bir sebeple yürür, onu yürümeye iten sebep budur; iyi ya da kötü, faydalı ya da faydasız, fark etmez. Ama insan sebepsiz yere dans eder. Eğer kalıp beni dinleyecekseniz bunu anlamanız gerekiyor. Ben burada yürümüyorum, dans ediyorum, anladınız mı? Akrobasi yapıyorum, ben. Hikâyelerimi bir yere varmak için anlatmıyorum, sadece anlatmanın verdiği zevk için anlatıyorum, ne fazla ne eksik. Eğer sonunun nasıl biteceğini öğrenmek için dinliyorsanız, zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir. Sadece sesimi dinlemenin, isterseniz sesimin dansını dinlemenin zevki için dinlemelisiniz. ... ✍️
Raymond Federman
Raymond Federman
📖Teyze Rachel'ın Kürkü