Ölüm dediği şey şimdiye kadar dizilerde, mangalarda gördüğü bir şeydi; insanın başına gelebilecek ama hep uzakta duran bir ihtimal. Bunun bu kadar yakında, bu kadar tanıdık bir isimle birlikte anılabileceğini o an fark etmişti.
Sayfa 96
Alıntı
O derginin kapağına -bir kara delik resmine- bakarken, aslında kendine baktığını fark etti. Bir kara deliğe. Can çekişen, kendi içine çöken bir yıldıza.
Sayfa 13
Reklam
Latife benim için, “ fidan veya çocuk fark etmez, boy atmakta olan her şeyi çok sever ve hemen sahiplenir,” demişti.
Sevgilim senin sayende, yaşamak hâlâ güzelmiş fark ettim. Benim güzel sevgilim, sen gelmesen, ben sana gelmesem yarım yaşamaya devam edermişim.
Sayfa 550·Kitabı okudu
Alıntı
Avustralyalı felsefeci Peter Singer (1946), önünüzde boğulmakta olan çocuk ile Afrika'da açlıktan ölen çocuk arasında çok da fark olma­dığını ileri sürer.
Sayfa 347·Kitabı okudu
Karşındakinin büyüklüğünü görmeyi öğren; kendi büyüklüğünü işte o zaman fark edeceksin.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Reklam
Reklam