Puan vermedi·
#okudumbitti @yazar_erd_erd_ien @parlayankitaplar.duyuru Merve @herayokuyanlarkulubu #garipgalip 140 sayfa Evet dostlarım bugün sizlere garip bir yaşantısı olan galip in hikayesi ile geldim. Bir insan bu kadar garip olabilir mi acaba diye düşünmeden edemediğim bir kitaptı. Gelelim kitabımıza, kütüphane ye memur olarak atanan Galip bir misafirhanede kalmaktadır. Bir gün Galip gece uyurken karşı yatağında bir kişinin yattığını farkeder ve sabah tanışırlar.Odaya gelen kişi hatanede çalışan Salim ile bir süre misafirhanede kalmaya devam ederler.Sonra beraber aynı eve çıkarlar. Galip oldukça farklı karakterde ve umursamaz, hijyene dikkat etmeyen bir insandır.Hastaneye atanan Cem de ev arkadaşlığına katılır. Bir süre sonra da Başak katılır. Olaylar Galip ve arkadaşları çevresinde devam eder. Garip bir hikaye okumak, soluk almak istiyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz arkadaşlar.Her daim kitapla, sevgiyle kalın... #reklamdeği̇l #keșfetteyiz
Garip GalipErdi Erden · Parlayan Kitap · 20267 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 25. kitabı
Görünmeyen Döngü serisinin yayınlanmış ilk kitabı: Milerapa. Seri birbirinden bağımsız 8 kitaptan oluşmakla birlikte, kitaplar "anlam arayışı" temasıyla birbirine bağlanır. Genel olarak arayışların başlangıç noktası yas, ölüm, kötülük gibi olumsuz bir yaşanmışlıktır. Farklı karakterlerin, aydınlanma ve anlama kavuşma serüveninde yollarının kesişmesi de döngünün ortak bir özelliği. Kitabımız gerçek bir karakter üzerine inşa edilmiş kurgu öykü. Milarepa 1100'lerde yaşamış Tibetli ünlü budist ve şair olarak tarihin sayfalarına yerini almış biri. Yaşadığı kötülükler kendisini de kötü biri yapmış, kara büyü öğrenerek kendisine kötülük yapan akrabalarından intikam almıştır. Kötülüğün ağırlığını taşıyamadığı için Ustası Marpa'nın zorlu eğitimlerinden geçerek herşeyi geride bırakmış bir azize dönüşür. Öykümüze dönecek olursak, herşey Milarepa ve amcası Svastika'dan yüzyıllar sonra yaşayan Simon'un rüyalarıyla başlıyor. Sürekli olarak aynı rüyayı gören Simon, intikam alma isteğiyle dağlarda dolaştığını ve Milarepayı arayan Svastika olduğunu görür, yani onun reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmiş hali olduğunu farkeder. Yüzlerce yıldır devam eden bu intikam ve nefret duygusunu bitirmek ve ruhları huzura kavuşturmak için onların öyküsünü yeniden anlatması gerektirğini anlar. Nefretten, herşeye sahip olma hırsından başlayan yolculuğun hiçlikle, kötülüğün ağırlığıyla yaşanan sıkıntının huzurun hafifliğiyle son bulduğu bir döngü öyküsüydü. Yazarın kalemini beğeniyorum, kitabı okurken başlarda bir huzursuzluk hali geldi bana bunu da yazarın ustalığına bağlıyorum.
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026363 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·480 syf.··
2026 106. kitabı
Hazal Aba Kızıltepe 2 Mahira nın öğretmen abisi Volkan ın en yakın arkadaşı olan Avukat Sancak,Mahira ya oldum olası düşkündür.Herkes bunu kardeşçe bir sevgi olarak düşünse de genç adam uzun zamandır yakın arkadaşının kızkardeşine platonik bir aşkla bağlıdır.Volkan da bunun farkındadır.Sessiz sedasız gelişecek olayları takiptedir. Zaman içinde gelişen olaylar Sancak ın duygularını itiraf etmesini sağlar ve Mahira da için için mahallenin Avukatı,abisinin en yakın arkadaşı Sancak a vurulduğunu farkeder. İlk kitapta Mahira nın geçmişteki hayırsız sevgilisinin peşinden gittiğine şahit olan Sancak ın geçirdiği trafik kazasıyla yüreğimiz ağzımıza gelmişti. Kaza haberini alan Mahira nın yaşadığı vicdan azabı biz okurlarında yüreğine işlerken Sancak şifaya kavuşup hastaneden çıkıyor. Abisi Volkan,Sancak ve yakın arkadaşı Ela ile kısa bir yolculuğa çıkıyorlar ve yolculukta birbirine iyice bağlanıyorlar. Mahira ve Sancak ikilisinin karşılıklı diyaloglarını merakla okurken kitap oyle bir yerde bitti ki ayıkla pirincin taşını dedim Nerede bitti derseniz? İkinci kitabı okumalısınız derim Bu arada Mahira nın moda tasarımı okuyan,mahalleden en yakın arkadaşı olan Ela Yıldıray ın,içten içe abisi Volkan a vurgun olduğunu okuyoruz. Serinin sonunda yazarımızdan yeni bir aşk hikayesi müjdesi alabiliriz gibi geldi arkadaşlar. #aşkhikayesi okumayı sevenler #kızımtepe serisini okuyabilir diyorum. Kalın sağlıcakla @bkmkitapcom Gizem Nur Topal Serpil Meriç Seher Koyunlu @hazalabaa LAPİS YAYINLARI #kitap41 #bkmkitap #okuyanterazi
Kızıltepe 2Hazal Aba · Lapis Yayınları · 2024159 okunma
Her şey hiçbir şeydir…
Puan vermedi·348 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:36
Her şeyin hiçbir şey olduğu bir dünyada, Rıdvan birtakım mektuplar almaya başlar; “Herkesin her şeyi içinde biriktirdiği zamanlar; 2. Dünya savaşı zamanı yaşayan 2 kız kardeşin 1960’lar civarı birbirlerine yazdıkları mektuplar. “Ne dersin kardeşim, belki hayat çok kapılı bir han değildir, belki aynı zamanda yaşamış iki kadının kaderi üç aşağı beş yukarı aynı yollardan yürümektir.” Peki bu mektupta yazanlar gerçek mi? Hayal mi? Farkeder mi? Nermin Yıldırım’dan okuduğum 2.kitaptı. ‘Dokunmadan’ı çok beğenmiştim, bence bu kitabı da bir o kadar etkileyiciydi. Gönülden tavsiye ediyorum. ”Ona göre saçlar akla ve kalbe tutulan aynalar gibiydi. Mesela kafamız karışıksa, aklımızdan geçenler yüregimizi acıtıyorsa, o kafayı çevreleyen saçtan da hayır gelmezdi. Bir kere kederle kavruldu mu en mahir kuaförün elinde bile bir seye benzemezdi. Bu durumda kesilmesi elzemdi. Aksi takdirde ne saç düzelir ne de sahibi hafiflerdi. Ama mutluysak, aklımızla yüreğimiz arasında bastıkça gıcırdamayan, sağlam köprüler kurmuşsak, o zaman saçlarımız da canlanıp ışıldardı. Kafamızın dışı daima içiyle bağlantılıydı. Hülasa saçın dilini çözmek, sözüne itibar etmek lazımdı.” • • #nerminyıldırım #neokudum #kitap #kitapönerisi #kitapalıntıları
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20184,035 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 10:59
Cadılar bayramı ile başlıyor kitap. Bu zamanda ölülerin ruhu özgürce insanlar arasında gezmektedir. Yazar da kendi ölülerini bekler. Ama istediği kişileri göremez de hatırlamak istemediğini görür. Tanıdığından daha farklı bir insan olarak gelir. Daha sakindir. Aslında ikisinin de çok farklı olmadığını söylemek için oradadır. Kendi çocukluğuna dönen yazar babasıyla , onun yalanlarıyla ve zorlu geçen çocukluğuyla yüzleşir. Babası terk edilmiş bir çocuk, olduğu yerden farklı bir yerde olursa her şeyin düzeleceğine, daha mutlu olacağına inanan biri. Alk*l bu ruh durumunda onun biricik eşlikçisi. Bir yerden gelmek onun için önemli. O yüzden yalanlarına sığınıyor. Bir yerden geldiğini hissetmek istiyor, terk edilmiş biri olmak istemiyor. Yetersizliklerini alk*lle, şidd*tle ve yalanla çözen birisi. İşçi sınıfı olarak yoksullukla geçen yıllar, ayak bağı olarak gördüğü ailesi, mutsuz, depresyonda bir eş ve kafası karışık, babalarının sertliği ve şiddetini yaşayan çocuklar ise onun gerçekliği. Dışarıdaki imajı onun için önemli. Gittiği barda öfkeli, sert ve tehlikeli imajı bozulsun istemez. Değersizliği, yetersizliği ve kıl payı kaçırdığı başarışarıyla suçlayacak birilerini arar. Oğluna zamanında kendine öğretilen erkek benliğini öğretmek, oğlunda yumuşak gördüğü ne varsa yok etmek ister. Erkek yıkar, döker, kontrol eder ve sevmek zayıflıktır. Ailenin bu hali çocuklara da tabi ki olumlu yansımaz. Yazarımız okulda başarılı bir çocukken zamanla okulu umursamayan bir çocuğa dönüşür. Kendini sigaraya, alk*le ve uy*ştur*cuya verir. Farkeder ki zamanla babasına benzemektedir. Onu anladığını hisseder. O da babası gibi olması gerektiği yerin başka yer olduğunu düşünür. " Nasıl ki aynaya onun yüzünü görmeden bakamıyorsan, kendimden söz etmeden onu anlatamam." Yazar samimi bir
Babam Hakkında Bir YalanJohn Burnside · Sel Yayıncılık · 20267 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 24. kitabı
"Çok geç oldu, erkenden." Kitabı tek bir cümle ile özetlemem gerekseydi, kesinlikle kitaptan alıntıladığım bu cümle ile olurdu. Bu cümlenin derinliği ve ağırlığı insan üzerinde büyük etki yaratıyor. Kitabımızın ana karakteri Antonio. Antonio'nun anılarını okumak için 80'li yıllara gidiyoruz. Diğer karakterler anne, baba, doktor ve bir kaç arkadaş. Tabi temelde olaylar baba ve oğul üzerinden ilerliyor, diğerleri ayırntıları güçlendiriyor sadece. Anne babası o küçükken boşanan Antonio 15 yaşında nöbet geçirmeye başlar ve üç yıllık bir tedavi süreci yaşar. Sürecin sonunda ise tedaviyi bitirmeden önce son bir testten geçmesi ve iki gün boyunca uyumaması gerekir. Babası ile birlikte yaşadığı bu iki gün gerçek bir uyanıklık haline dönüşür diyebiliriz. Babası ile vakit geçirmek babasını ne kadar az ve belki de yanlış tanıdığı hissine sebep olurken diğer yandan da annesi ile ilgili de görmek istemediği gerçekler olduğunu farkeder. Tabi şunu belirtmek gerek ki konular çok da detaylandırılmıyor, neden ayrılık yaşandı, baba neler hissetti bunlar çok da derinleşmeden veriliyor. Antonio'nun yaşadığı uyanma hissi herşeyi bilmekten değil babasının içindeki adamı tanımak ve onu anlamaktan kaynaklanıyor. Kitabı aslında bu kadar etkileyici ve sarsıcı yapan şey bence birşeyleri anlamanın kaderi değiştirmeye gücünün olmaması. Kader her zaman bizden büyüktür, zaman ise bizden hızlı... O yüzden bir gün "çok geç oldu, erkenden" hissine kapılmamak için anı iyi değerlendirmeli, sevdiklerimizi gerçekten hak ettikleri gibi sevmeliyiz. Kaybettikten sonra kıymetini bilmek mi yoksa kıymetini bildikten sonra kaybetmek mi daha çok acı verir insana? Sizce hangisi daha zor... Anlatımı sade, akıcı, olayların oluşuna baktığınızda sabit ritimli bir kitap. Güzel bulsam da övüldüğü kadar büyük bir
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,112 okunma