İlk kitap incelememe hoşgeldiniz! (Birinci kısım spoilersız, ikinci kısım spoilerlı; yeri geldiğinde uyarı var )
Öncelikle kitabın konusundan bahsetmek istiyorum; baş kahramanımız Guy Montag bir itfaiyeci. Ama bu dönemde itfaiyeciler yangınları söndürmek yerine yangın çıkartıyorlar, yaktıkları şeyler ise kitaplar! Evet bu dönemde kitap okumak, bulundurmak yasaklanmış. Eğer ki birinin kitap sakladığı bilgisi gelirse itfaiyeciler oraya gidip kitapları imha ediyorlar. Bir gün Guy Montag eve gelirken yolda Clarisse isimli küçük bir kızla tanışıyor, kendisi yeni komşusu. Denk geldiği zamanlarda Clarisse ile yaptığı konuşmalar Guy Montag'ı yavaş yavaş etkiliyor. Ve kitapları yakmak yerine okumanın nasıl bir şey olacağını düşünmeye başlıyor. Bundan sonra ne yazarsam yazayım spoiler olacağını düşündüğüm için konusunu burada bırakıyorum.
Kitap hakkındaki düşüncelerime gelirsek; benim kitaba puanım 8/10. Konusu gerçekten çok güzel ve okurken insanı dehşete düşürüyor. Bir de bu kitabı okurken sanki içim eziliyormuş gibi hissettim. Çünkü sanki her şeyi izliyorum ama hiçbir müdahalede bulunamıyorum. İşin kötüsü müdahale edebilsem bile hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi hissettim. Çaresizlik hissini birebir yaşadım diyebiliriz. Böyle söyleyince çok hoş bir kitap gibi gelmiyor ama böyle durumlarda aklıma hep Kafka'nın bir sözü geliyor "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?"
Yalnız kitap hakkında tek bir eleştirim var, o da çok fazla betimleme olması. Bir süre sonra okurken insanın beynini yormaya başlıyor. Bunun çeviriden mi yazardan mı kaynaklandığını sonuna kadar anlayamamıştım ama sonda yazarın bir son sözü var orayı okuyunca anlamış oldum. Kitabı ilk önce bir hikaye sonra kısa roman hâline getirmiş, en sonda da