Anlatmak ya da sadece konuşmak ve hatta daha da basit bir şekilde, bir emir vermek, hiç de kolay bir şey değildir, ilk başta, benim dahil olmadığım ancak bir diğerinin benim yerime dahil olabileceği bir dünyaya, bir olaya ya da kurulu bir düzene atıfta bulunmak gerekir. Öyleyse, ötekinin bakış açısını bilmeli, kendiminkine dahil etmeliyim. Aynı zamanda, kendi eylemimi (verilen emir), bu emri yerine getirecek olan ötekinin potansiyel davranışını düşünerek ele almalıyım. Dahası, bir emir vermek, her zaman için bu emri algılayacak bir kulağı, anlayacak bir zekâyı ve emri yerine getirecek bir bedenin varlığını gerekli kılar. İtaat etme potansiyeli, emir verme eylemine içkin durumdadır. Doğrusu, şimdiki zamana yönelik dikkat, hikâye ve söz türünden, görünüşte bu son derece basit davranışlar, temelde tüm toplumsal davranışlarda bulunan bir tür ikiliğe sahiptir. Öyleyse, psikastenik, şimdiki zamana odaklanmada büyük güçlük yaşıyorsa bunun nedeni, bu odaklanmanın içinde barındırdığı toplumsallıktır.