Hüzeyfe Gül

Hüzeyfe Gül
@fatefighter
Lisans
Bursa
1 Ağustos 1993
181 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Huzur Sokağı; hüzün ve gözyaşının eksik olmadığı sokak.
Puan vermedi·552 syf.··
2023 24. kitabı
Huzur Sokağı Şule Yüksel Şenler Konu: İnsan ve Toplum İlk basım ve son basım: 1970-2022 Not: İnceleme spoiler içerir. Not: Kitapla ilgili yapılan bütün inceleme ve yorumları elbette okuyabilirsiniz. Fakat bu kitabın ne anlatmak istediğini anlamak, bu kitaba göre kim olduğunuzu öğrenmek için şahsi düşüncelerden ibaret inceleme ve yorumlara göre değil kitabı okuyarak kendi çıkarımlarınıza göre karar verin. Çünkü kitabın yazıldığı dönemi, yazıldığı dönemde anlatılan dönemi dikkate aldığımızda günümüzde hala içinde bulunduğumuz sosyal yapı ile karşılaşıyoruz. Herkes kendi yaşamının olması gereken yaşam olduğunu söylüyor, herkes kendisinin en dürüst olduğunu savunuyor, herkes kendinin en doğru insan olduğunu dile getiriyor. Hepimizin prangalarımızdan, zincirlerimizden, tabularımızdan kurtulmaya ihtiyacı var. ... Kitapla ilgili dikkat çekilen konular şöyle dursun, burada anlatılan adeta örümcek ağı gibi kitabın her sayfasını birbirine bağlayan bir aşk var. Söz konusu tertemiz, saf ve gerçek bir aşk olurda hiç sonu mutlu biter mi? Ben daha çok aşk kısmına odaklandım ve şunu söyleyebilirim; olmadı mı olmuyor. Yırtınsan da çırpınsa da kendini parçalasan da olmuyor. Genel olarak ele aldığımızda şöyle özetlenebilir; Bilal İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesinde okumakta olan imanlı bir gençtir. Küçük yaşlarda babasını kaybetmiştir. Annesi ile Huzur sokağında yaşamaktadır. Bu sokakta yaşayan herkes çok dindar ve yardımsever kimselerdir. Okulda ise tek arkadaşı Necati isminde bir gençtir. Her şey yolunda giderken Bilal' in oturduğu binanın karşına yeni bir bina yapılır ve tüm mahalleli yıkılır. Çünkü gelen insanlar buradakiler gibi imanlı kimseler değil, tersine imanlı insanları küçük gören zengin kişilerdir. Bilal huzur sokağındaki herkesi camiye çağırır ve yeni binada oturan insanları öneme
Edebiyat
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,3bin okunma
Reklam
Paulo Coelho'nun Hazinesi: Simyacı
Puan vermedi·188 syf.··
2023 13. kitabı
Paulo Coelho (d. 24 Ağustos 1947, Rio de Janerio), Brezilyalı roman ve söz yazarı. Paulo Coelho yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı. Bir süre gazetecilik de yapan Paulo Coelho, 1986 yılında Hristiyanların Batı Avrupa'dan başlayıp İspanya'da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel hac yolculuğunu yaptı. 1988 yılında yayınlanan romanı Simyacı, Coelho'yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. Hiç şüphesiz biz yazarın sahip olacağı en büyük zenginlik kerkesçe tanınan ve okunan bir yazar olmaktır. Coelho'ya bu zenginliğini kazandıran hazine: Simyacı ... En çok merak ettiğim konu bu muhteşem eserin kaleme alınmadan önce nerede ve nasıl var olduğu. - Eğer bu eser tanrı tarafından bir rüya ile yazara bildirildiyse muhteşem. - Eğer bu eser çok eskilerden beri bölgede anlatılan bir efsane olup hac sonrası İspanya'da konaklayan Paulo' ya anlatıldıysa muhteşem. - Eğer bu eser İspanya' ya kadar gelmişken karşıya geçeyim, karşıya geçmişken çölü aşayım, çölü aşmışken piramitleri göreyim diyen gezginin seyahatı boyunca şahit olduğu her şeyi dikkate alarak düşlediği bir yapıtsa muhteşem. Her yönüyle muhteşem olan bu eser çoban Santiago' nun hazinesini bulmak için çıktığı yolda vermiş olduğu mücadeleyi anlatıyor. Eseri okuyup bitirdiğinizde hem Santiago' nun çektiği çilelerin karşılığını aldığı için hem de muhteşem son için mutluluk duyuyor, mest oluyorsunuz. Her yönüyle okumaya, zaman ayırmaya değer bir eser ve bize bu eseri sunduğu için tanımayı hak eden Paulo Coelho.
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
Hayvan, bey ve çiftlik
Puan vermedi·144 syf.··
2023 10. kitabı
(Bilgi ve güç kimdeyse bu hayvan bile olsa bey odur. İnsan elindeki Bey Çiftliği'nin hayvan eline geçince Hayvan Çiftliği, hayvan hakimiyeti sağlanınca Bey Çiftliği olması...) İhtiyar Majör' ün bir kıvılcımıyla başladı her şey. Hürriyet için, insandan ve insanın kötülüklerinden kurtulmak için verilecek uzun mücadele ve savaşların fitilini ateşleyecekti bu kıvılcım. Domuzların akıl hocalığını üstlenip yönettiği hayvanlar insana karşı savaş ilan etmiş ve bu savaş kazanılmıştı. Hayvanlar artık hürriyete kavuşmuş ve insandan kurtulmuşlardı. Fakat farkında olmadıkları bir şey vardı. Kurtulmak için savaştıkları şeye dönüşmeye başlamışlardı. Çünkü savaşma kararı aldıklarında aslında insanlaşmaya başlamışlardı. Kutlama gecesine yakın bir zamanda fiziki olarak insana benzemeye çalışmışlar ve kutlama gecesinden insandan ayırt edilemeyecek kadar insanlaşmışlardı. Bu durum kitabın son cümlelerinde şöyle anlatılıyordu. "Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzdan bir insana, bir insandan bir domuza, gene bir domuzdan tekrar bir insana baktılar. Fakat hangisinin domuz, hangisinin insan olduğunu bilmek imkânı kalmamıştı." O halde yaşanan onca şey boşuna mı yaşanmıştı? Belki de çiftliğin sahibi hiç kovulmamalıydı? Belki o zaman hayvan hayvanı öldürmek durumunda kalmazdı. Ve birçok şey çıkarılabilirdi bu hikayeden... Tanrı korkaktı. Kullarına hakim olamadı. Tanrının elçisi hayal aleminden hikayeler anlatıp zor durumda kaldığında ortadan kayboluyordu. Tanrının yarattığı farklı canlılar kendi çıkarları için aynı masada birleşebiliyor çıkarları ters düştüğünde de mütemadiyen kavga edebiliyorlardı. Fakat şu karşı konulmaz bir gerçekti. İnsanın domuzdan domuzun insandan ayırt edilmesi çok zordu.
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Fom Kitap · 2021296,1bin okunma