Bismillah
Ve’l-hamdü lillah
Bu kitabı uzun zamandır duyuyordum. Uzun zamandır İsmet Özel övgülerini laf aralarında işitmeye de alışmıştım. Bugüne nasipmiş. Kitabı bitireli neredeyse bir hafta oldu ama ben bitirdiğim kafayla kitap hakkında hiçbir şey yazamayacağımı hissettim. Bu yüzden kitaba baştan başladım ve işaretlediğim yerleri okuyup dikkatimi çeken yerleri not defterime kaydederek tekrar bitirdim. İnceleme yazmayı sadece karşı tarafa kitap hakkında bilgi vermek için yazmıyorum. İnceleme yazarken kitabın içindeki fikirler daha belirginleşiyor ve kitap kafamda daha iyi oturuyor.
Öncelikle bu yazıda kitaptaki bazı bölümlerinin bende çağrıştırdığı düşünceleri de ekledim. Bu sebeple eğer benim gibi başkasının fikirlerini duyduktan sonra kitaba farklı açılardan bakamayan biriyseniz bu yazıyı okumayabilirsiniz. Eğer okuduysanız benim düşüncelerimi okumak zorunda da değilsiniz. “Böyle şey mi olur?!” tarzı bir çıkış yapabilirsiniz. Ama bunu yapmamın, yapabilmemin sebebi basit, çünkü bu benim yazım :) İstediğimi yaparım burada. İstersem İsmet Özel’in heykelini dikerim kardeşim. Ihmm ıhmm… Kusura bakmayın.
Bana bir abim İsmet Özel’in mutlaka okunması, onun düşüncelerinden mutlaka haberdar olunması gerektiğini söylemişti. Hangi kitabını okuyayım diye uzun süreli bir düşünüşten sonra adını daha önce duymam (ve biraz da kısa olması) sebebiyle Taşları Yemek Yasak’ı okumaya karar verdim. İçeriği hakkındaki fikirlerimden bazıları tuttu, ama hiç tahmin etmediğim denizlerde de yüzdüm açıkçası. Etimolojik bilgilerin üzerine kocaman düşünceler inşa edişindeki uyum, varlıkları İslami bir bakış açısıyla sınıflandırması vs. hiç beklemediğim ama çok ihtiyacım olduğunu öğrendiğim bilgilerdi. İsmet Özel “Müslüman olmak ne demek?” sorusunu modern düşünce karmaşasında o kadar güzel