Halbuki insan kusursuz bir bedene değil, sevildiğini ve olduğu haliyle kabul edildiğini hissetmeye ihtiyaç duyuyor. Dolgun dudaklardan değil, tatlı sözlerden haz alıyor. İpek kirpiklere değil, samimi bakışlara hasret çekiyor. İnsan, mükemmel bir bedene değil, sevgiyle kucaklanmaya ve olduğu gibi kabul edilmeye muhtaç. Ama "Mükemmel" olmamanın ezen ezikliğiyle baş edemeyince, onların istediği "Optimal" olanın içine girmeye çalışıyor
Üzgün mü hissediyorsunuz?
Peygamberimiz (s.a.v.) sahabelerine şöyle buyurdu: "Size, aranızdan birine sıkıntı veya keder düştüğünde bu duayı eden kişiye sevinç getirecek bazı sözler söylemeyeyim mi?"
Bu, Yunus Peygamber'in (Zulüm'ün) duasıdır:
لا إله إلا أنت سبحانك إني كنت من الظالمين
"Senden başka ilah yoktur, sen yücesin; şüphesiz ben zalimlerdendim!"
Sahih el-Cami' (no. 2605)
..göğün rengi, göze uygun ve onu güçlendiren renklerin en güçlülerindendir. Öyle ki doktorlar, gözü ağrıyan kimselere, mavi renge bakmalarını söylerler. O halde, kendisine bakanların yararlanmaları için, Cenâb-ı Hak gökyüzünü maviyle nasıl renklendirmiştir, bir bak! Cenâb-ı Hak Subhanehu, onun rengini, renklerin en faydalısı kılmıştır ki, bu da onun aydınlatıcı olması; şeklini de, şekillerin en üstünü kılmıştır ki, bu da onun yuvarlak olmasıdır. İşte bu sebepten dolayı Cenâb-ı Hak; "Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz... Onda hiçbir çatlak da yoktur "(Kat, 6) buyurmuştur. Yani, gökyüzünde hiç yarık ve gedik yoktur, demektir. Şayet gökyüzü yeri kuşatmayan bir tavan olmuş olsaydı muhakkak ki onda çatlaklıklar bulunurdu...
Ey uzun hicrandan dolayı duyduğu özlemi dert yanan Sabret!
Umulur ki yarın sevdiğine kavuşursun
O’ na, özlem ateşiyle büyük bir gayret sarfederek yürü
Umulur ki aşk ateşi üzerinde bir rehbere rastlarsın.