Atatürk’ü okumak beni her zaman duygulandırıyor. Onu tam olarak anlayamamış ve ona layık olamamış bir millet olmanın verdiği burukluk… Onun çocuk kalbinin bile ne kadar büyük olduğunu düşündükçe, Tanrı’ya binlerce kez şükrediyorum; Atatürk bize nasip olmuş bir lider.
Dünyanın en güzel intikamı, sana yanlış yapan birini hayatından tamamen çıkarmak ve ona yeniden yer açmamaktır. Sanki hiç tanımamışsın gibi, hayatına hiç girmemiş gibi… Bu; bir akraba da olabilir, bir aile üyesi de, bir arkadaş da. Bunu yapabilmek insana gerçekten büyük bir huzur verir.
Kimseye karşı intikam alacak kadar nefret taşımaya gerek yok. Bu tür ağır ve yıpratıcı duygular insanı içten içe tüketir, hem zihni hem kalbi yorar. Kendini böyle bir yükün altına sokmaya değmez.
Benden uzak olsunlar, Allah’a yakın olsunlar; hatta benden daha iyi olsunlar. Yeter ki herkes kendi yolunda kalsın. Kimsenin nefretiyle, öfkesiyle ya da içsel çatışmalarıyla uğraşmak zorunda değiliz.
Çünkü gerçekten birine nefret beslemek ya da intikam düşünmek insanı yoran, ağırlaştıran bir şey. Buna gerek yok; insanın kendini koruması, en sağlıklı mesafeyi koyabilmesi yeterli.