Fatmars

Fatmars
@fatma_ors
Başarı, istikrarlı çabanın kaçınılmaz sonucudur; çünkü başarı, çabalamaya aşıktır.
Toksik olumluluk
Brene Brown'un “Empatik bir cevap, hiçbir zaman en azından ifadesiyle başlamaz.” cümlesi, olumsuz durumlarda etrafına pozitif dalgalar yayma mecburiyeti hissedenlerin sayısının hızla arttığı günümüzde daha fazla anlam kazanıyor. İşini kaybeden birinin duymak isteyeceği cümle “En azından daha çok kitap okuyabileceksin.” değildir. Çünkü kişi olumlanmaktan ziyade duygularının paylaşılmasını ister. Yaşananlara olumlu tarafından bakmak, elbette iyi ancak kendimizin veya karşımızdakinin yaşadığı olumsuz durumları yok sayıp sadece olumlu duyguları paylaşmak da empati yoksunu bireylere dönüşmemize yol açıyor. “Toksik olumluluk” adı verilen bu durum, olumsuz bir ruh hâlindeki kişinin doğal duygusal deneyimini reddetmesi anlamına geliyor. Toksik olumluluğa göre davranan kişiler; yalnızca kendi olumsuz duygularını bastırmakla kalmıyor, çevrelerinde sıkıntı içinde olan insanların da kendilerine benzemelerini istiyor. Bu kişilerin etrafa saçtığı “Her şeye olumlu tarafından bak.” türünden nasihatler, doğal bir duygu durumunu yapay bir şablonla değiştirmeyi amaçlıyor. Ayrıca bu öneriler, bakış açısını değiştirmekle acının yok olabileceğini ima ederek “Mutlu hissetmiyorsan sorumlusu sensin.” tenkidini de içeriyor. Bu sığ önerilerin özünde birer Truva atının saklı olduğu görülüyor. Çünkü kişiye gerçekleştiremeyeceği bu tür tavsiyelerde bulunmak; muhatabına içeriden saldırıyor ve kişide mutsuzluk, harekete geçememe, değersizlik hissi, olumlu tarafı görememe gibi durumların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Aslında mutsuzlukla baş etmenin birçok yolunun olduğu biliniyor. Örneğin neden gözyaşı döken canlılar olduğumuzu araştıran bilim insanları, cevabın başkalarıyla daha güçlü bağlar kurmak isteğimiz olduğunu söylüyor. Yani sadece kendimiz için değil, acımızın çevremizdeki kişilerce
Aidiyet
Reklam
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyorum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırılgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Kırgınlık
Tutunamayanlar,
"Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna." Oğuz Atay
Alışkanlık
8.01.2025
O kadar çok ki etrafta karanlık Herkesin gecesi kendine yeter... Selim İleri
Ölüm İlişkileri'nden:
"İnsan kıpkısa anların yaşam boyunca unutulmayacağını duyumsarsa, öyle bir an, bir bakış, hatta yan yana durmak bile yeter. Yada aynı anda aynı şeyi bir arada söylemek, sözcüğü sözcüğüne eş, tek bir kişiymişçesine duyumsadığımız, hem güzel, hem de acıdır. İkinci kez yineleninceye dek kim bilir ne kadar zaman geçer. Yıllar-yıllar ve başkalarını tanırız. Başkalarından umarsız kalınca, sonsuz bir duyguymuş gibi aşkı aranarak, aşktan vazgeçemeyerek neredeyse bir yazgıyı kovalarız." Selim İleri
Edebiyat & Roman
Reklam