Ağlamak... yalnız gözyaşı dökebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini. Ama insanlar her zaman ağlayamaz diyor çocuk. O zaman da ağlar gibi durmak gerekir...
Hikâyen Orada, Her Şeyin Başladığı Yerde.
Hollandalı Katolik bir ailede doğup Paris'te oyunculuk eğitimine uzanan bir hayatın içindeyken, aslında başka biri olduğunuzu öğrenseydiniz ne yapardınız?
Kim olduğunuzu, kökeninizi merak etmez miydiniz?
Üstüne basarak yaşadığımız salt gerçeklik bizi yakaladığında nereye kaçabiliriz?
Haksızlıkları, acıyı, katledilen hayatları, yalan ve çıkar uğruna kurulan yaşamları daha ne kadar görmezden gelebiliriz?
Ruha hayat veren, eylemlerin içinde gizlenen ipuçlarını takip etmektir, arayıştır.
Peki, döngüsel olarak şekillenen hayatı anlamlı kılan gerçek nedir?
Srebrenitsa Çiçeği size gidilecek yeri ve gerçeği işaret edecek…
.srebrenitsaçiçeği
Nabokov’un Lujin Savunması ve Zweig’ın Satranç’ı gibi klasiklerin arasına Vezir Gambiti de katılıyor artık.” The Financial Times
Vezir Gambiti, feminizme, satranca, bağımlıklara dair hem bir yetişkinliğe adım romanı hem bir gerilim hikâyesi hem de bir spor macerası. Farklı türlere dokunan ve birçok konuya dair söyleyecek sözleri olan bu roman, bilimkurguyu da suç hikâyeleri kadar rahatlıkla yazabilen, çok yönlü bir akla sahip Walter Tevis’in kaleminden çıkabilirdi sadece.
Sekiz yaşında ve hayatta yapayalnız kalmış Beth Harmon diğerleri arasında göze batmayan, sıradan bir çocuktu, ta ki ilk gördüğü andan itibaren aklını çelen bu garip oyunla tanışana kadar. Bu altmış dört karelik tahta üzerinde bambaşka bir gelecekle karşılaşan Beth adım adım, her hamlesinde didinip çabalayarak kadınlara kapalı satranç camiasının zirvesini...
Gül ruhluların misali yoktur.
Hurşidin o rengi âli yoktur.Ağyar ile ülfet etmek ister
Ben ölmeden ihtimali yoktur.Cevretme değil fedayı aşka,
Öldürse dahi vebali yoktur.Allah'adır istinadım ancak
Nevi beşerin kemali yoktur.