Merhaba sevgili okurlar.
Bazı kitap sitelerinde kitaplara yazılan yorumları okuyorum; filmi ya da dizisi olan kitapların bir çoğunun, filminin veya dizisinin kitaptan çok daha iyi olduğu yönünde yorumlara rastlıyorum. Bence böyle düşünen okurlar kitap okumayı derhal bıraksın. Etraftaki her şeyin özenle tasfiri yapılmış ve İnsan duygularının en ince ayrıntısına kadar anlatılmış olmasına göz önüne alarak, sadece görerek baktığınız o filmlerde nasıl daha iyi olduğu kanısına vardıklarını anlamış değilim. Belki düşüncemi iyi ifade edemedim, sadece şunu söyleyebilirim ki hiçbir film ya da dizi kitaptan iyi olamaz. Televizyonda karakterin sadece üzüldüğünü görebilirsiniz, Ama kitapta o karakterin tüm hayallerinin nasıl yıkıldığını ya da içsel düşüncelerini okuyabiliriz.
İşte bu yorumlardan birine de ben Bkm kitapta Vezirgambiti kitabının yorumlarında rastladım. Dizisini izlemedim daha ama kitap gerçekten çok akıcı ve insana satrancı sevdiriyor. Satranç aşkı ben de daha önce başka bir kitapta, Zweig’in Satranç kitabında da çoğalmıştı. Şimdi neden daha önceleri Satranç oynamayı öğrenmediğim için pişmanlık duyuyorum.
Aynı zamanda kitap feminist yönden de üstünlük sergiliyor. Erkek egemenliği devirde kadın bir Satranç oyuncusu olmak kitapta gördüğümüz gibi çok zormuş. Ama Elizabeth Harmen bunu başarıyor. Tüm İmkansızları yakarak başarıya ulaşıyor. Bu kitap okurken Beth’in kazandığı Her oyunda bir kadın olarak gururlandım.
Bence herkes okursa çok iyi olur, tavsiye ediyorum. Herkese iyi okumalar.
Sevgilerle Pervin.
Satrançla hiç ilgilenmediğimden okurken aşırı sıkıldım. Kitap elimde süründü resmen. Sayfalarca sonunda bir şey olacak diye bekledim ama olmadı, tahmin edilebilirdi. Meraklısı olan varsa sevebilir belki
Satranç seven herkesi büyüsü altına alabilecek türde bir yapıt. 8 yaşında annesini kaybedip disiplinli bir yetimhaneye gönderilen Elizabeth 'in (Beth Harmon), yetimhanenin bodrumunda hademe Shoubel'in "Kızlar satranç oynamaz" demesine rağmen kavraması başarılara yol açar. Bununla birlikte evlatlık verilmesi, yetimhaneden kalma yatıştırıcı haplara ve yetimhaneden sonra oluşan alkole olan bağımlılıklarıyla da savaşır. Ve bunları çoğu kez tek başına gerçekleştirir. Kitapta dediği gibi zeka dolu ve usta işi bir oyunu tek bir cinsiyete sıkıştırmaya çalışanları ezip geçerken dâhi bir kadının en az yaptığı hamleler kadar girift iç dünyasını sıkı bir serüvenle anlatıyor. Herkese iyi okumalar.
Sekiz yaşındaki Beth Harmon'ın ailesi araba kazasında ölür ve Mount Sterling'deki yetimhaneye yerleştirilir. Beth Harmon, sekiz yaşında yetimhaneye gönderildiğinde, kısa süreliğine de olsa çevresinden kaçmanın iki yolunu keşfeder: satranç oynamak ve kendisine ve diğer çocuklara verilen uyuşmayı sağlayan küçük yeşil vitaminler!!! haplar... Sade ve utangaç olan Beth, bodrumdaki kapıcıdan satranç oynamayı öğrenir ve onun dahi olduğunu keşfeder. Çok geçmeden de, kendisinin olağanüstü yetenekli olduğu anlaşılır ve bı ailenin yanına evlatlık verilir bundan sonra maceralar, hor görülmeler ve mücadele başlar. ABD satranç sıralamasında üst sıralara yükseldikçe kendisine yeni hayat kurmayı başarır. Fakat yine de bi yerlerde kendini iç dürtülerinin üstesinden asla tam olarak gelemez. Beth için sadece kazanmak ve kaybetmekten daha fazlası söz konusudur hayatta, kadın olmanın zorlukları da eklenince tüm bunlara güzel bı kitap ve dizi çıkar ortaya...
Beth on üç yaşında satranç turnuvasını kazanır. On altı yaşına geldiğinde ABD Açık Şampiyonası'nda yarışır ve kaybetmekten nefret eder. Rusya ve Rusça öğrenme durumları en sevdiğim kısımlardı. İlk bölümleri paralel okuyarak götürdüm fakat sonra okuma aşkım dizinin önüne geçerek önce kitabı bitirdim :))) izlediğim ve okuduğum yere kadar kitaba sadık kalınmış olsa da sonuna kadar bu şekilde ilerledi mi bilmiyorum, fakat ben diziyi de kitabı da çok sevdim. Yine anladım ki bu dünyada akıllı ve zeki kadın olmak fazla, hemen göze batıp, eleştiri oklarının hedefinde oluyorsun, oyuzden istediğin hedeflere kaçmak iyidir, gereksiz mücadelede bulunmak hebadır... Herkese güzel ve keyifli okumalar dilerim zira bu çok keyifli bi okumaydi✓✓✓
Dili o kadar yalın ki oyunu siz oynuyor gibi hissediyorsunuz,okurken rahatladım. Beth gerçekten çok güçlü bir karakter olmuş . Yalnız ama güçlü, yıllar içinde kimseye ihtiyaç duymadan daha da olgunlaşmasını hayranlıkla okudum.
Satrancı çoğumuz anlaşılmaz buluruz, o kendine has lügatının içinde kaybolup gideriz. Bunun yanında, dünyada milyonlarca sevgilisi olan bir oyun, bir spordur satranç.... 64 kare, onca ağır işi yapan taş, bitirici figürler, saatler, kan, ter, gözyaşı... Oldukça değişik bir evren. Yazarımız Walter Trevis de 1983 yılında yayımladığı "Vezir Gambiti" adlı kitabıyla bize bu evreni harika bir şekilde aktarıyor. "Queen's Gambit" adlı dizinin çok tutmasıyla kitaba rağbet arttı tabii, ancak kitapta olaylar daha derin anlatılıyor. Dizide yaşanmayan sahneleri, kitapta görüyoruz. Bunun yanında, eser Beth'in başarıyla yapılan psikolojik tahlilleriyle de ön plana çıkıyor. Yalın ve sürükleyici bir yazı diline sahip olan kitap, heyecanla bir çırpıda bitirilecek bir nitelikte... Peki nesir bu gambit? Satranç tahtasında avantaj kazanabilmek ve iyi bir konuma gelebilmek için, oyuncunun bir veya birkaç taşını feda etmesi ve sonrasında oyununu bunun üzerine kurgulaması anlamına gelmektedir.
1950'lerin Kentucky'sinde annesini kaybeden Beth Harmon, bir kız öğrenci yurduna yerleştirilir. Burada günlerini geçirirken, bodruma indiğinde bir hademe ve satranç oyunuyla tanışır. Oyunu hademeyle öğrenirken; doğal bir yeteneği olduğu anlaşılır. Bir yandan da öğrencilere verilen yeşil sakinleştirici hap ile bağımlı olmaya başlar. Evlat edinilince, annesinin cesaretlendirmesiyle kendini daha çok geliştirir ve turnuvalardan zaferle dönmeye alışır. Yeteneği giderek gelişirken; bağımlılığı da artmaktadır. Bir turnuvadan diğerine koşarken; hayatında keşfetmediği şeylerle de tanışır. ABD'deki başarılarının ardından, en ciddi durak Rusya'dır ve "nemesis"i Borgov, onu beklemektedir. Hayatının dengesini ilaç bağımlılığıyla kurmaya çalışsa da bir noktadan sonra savaşmaya başlar ve güçlenir. Erkek
Beth Harmon 8 yaşında yetim kalıp yetiştirme yurduna gönderilir ve oranın hademesinden santranç
öğrenmeye başlar. Henüz 8 yaşındayken başta bay shaibel olmak üzere beth’in santranç dehası olduğunu anlamaya başlarlar.
12 yaşında evlat edinilir.Bu sayede dış dünyaya açılıp turnuvalara katılma şansı bulur.Katıldığı turnuvalarda santranç dünyasına adını bir deha olarak yazdırır.Zamanla büyür ve gelişir.Hayatı,mücadele etmeyi çocukluğunda olduğu gibi tek başına ayakta kalarak öğrenir.Hatta kitapta şöyle bir cümle geçiyordu
“ tek başınaydı ve bundan hoşnuttu. Önemli her şeyi hayatı boyunca böyle öğrenmişti.”
Beth Harmon sahipsiz bir kız çocuğundan genc bir kadın olmaya evrilirken, altkültürden gelip egemen sınıflara meydan okuyan karşıt bir zafer kazanır. Kendisine yazılan kaderi satranç tahtası üzerinden reddeder ve egemen kültür içinde kaybolmak yerine, adını altın harflerle yazdırarak ezilenlere ümit vaat eder. Başkaldırının satranç üzerinde yapılması ise fakirin, kimsesizin ve kadının zekasıyla kazanmasını işaret ettiğinden tatmini büyük olur. Erkeğin gücüne boyun eğmeyen, çevresindekilere iltifatlar düzmeyen, hüngür şakır aşk acısı çekmeyen, kendisine yetimhanenin bodrumunda satranç öğreten ustasını ziyaret etmeyen, neticede ne düşündüğünü açık saçık ifşa etmeyen cool bir kadın kahraman çok azdır ve genellikle bu davranış biçimi şüphe, öfke ve antipati uyandırır. Oysa Beth biraz Külkedisi, biraz Pamuk Prenses olmasına karşın prensler peşindeyken değil, kendi çizdiği hol haritasında hamleler yaparken hayranlık uyandırır.
" Sadece 64 kareden ibaret bir dünya. Orada kendimi güvende hissediyorum. Kontrolümde ve egemenliğimde olabiliyor. Öngörmeye müsait. Zarar görürsem tek suçlu benim."
Ekrana uyarlanmış kitapları hem okuyup hem izlemeyi severim.Bu kitapta yedi bölümden oluşan mini bir dizi.Dizi ve kitap arasında neredeyse hiç fark yok.Satranç oynamasını bilmeyenler kitapta yazan hamleleri diziyi izlediği zaman daha iyi aklında canlandıracaktır.(en azından bende öyle oldu)
Sekiz yaşında yapayalnız kalmış Beth Harmon kaldığı yetimhanede satrança ilgi duymaya başlar.Okulun hademesiyle oynamaya başlar.Zaman geçtikçe kendini geliştiren Beth'in hedefi satrançta zirvedir artık.
Sürekleyici,ilham veren mükemmel bir kitap.
Netflix dizisi olarak izlemiştim. Kitabının dizisinden daha güzel olacağından eminim Okuyup bitirdiğim zaman tekrar yorum yapacağım. Şu an için diziyle birebir ilerliyor…