Reşit,ömür denen şeyin tedricen yaşanmadığını söylerdi.Gerçekten öyle,her şey birdenbire oluyor.Küçük bir çocukken birdenbire,ilaçlarını plastik bir margarin kabında saklayan bir ihtiyar oluveriyorsun.
Yalnızca insanların değil mekanların da beni heyecanlandırdığını,duygulandırdığını anlamıştım oralarda.Gençken insanların peşinde aptal gibi koşturup durursun.Sonra bir şey olur bir şey biter,vazgeçersin,kendini şehrin dinlendirici,teselli edici,şefkatli kollarına bırakırsın.