Kardeşim, biriciğim
Bazı yaralar yararlıdır buna inan,
Bazı yaraların ortasından küçücük bir el,
Sanki geçmişine çiçek uzatır,
Bazı yaralardan sızan kanla,
Tüm geleceğin yıkanır.
Yine gittin o karanlık odaya
Karanlık uykularına.
Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdin
Bir bakardım eğilmiş su içiyor
Gamzelerinden kuşlar.
Bir bakardım gözlerinde
Güneşli ve sıcak iki hurma.
bir bakardım hayata dikleniyor
Diktiğin horoz ibikleri saksılarda.
Biriciğim, kardeşim ne oldu sana?
İnsanlar alemlerinde yaşarlar, kimisi karanlıklı kimisi aydınlık. Kimisi dağdağalı, zelzeli, elim, kimisi neşve, coşku, esenlik menbaı.
İnsan alemiyle amel eder dedi içimin boşluğundan bir ses. Amel, alemin tezahürüdür, fotoğrafıdır diyebiliriz o vakit.
Batınımızdan zahirimize sürekli bir akış vardır. Evhamlar, efkarlar.. Ne süratli, şiddetli, ne yorucu!
Ezkar da akar mana mana göğe. Gaflet, sisli bir toz bulutu misali ruhumuzu kaplasa da, gözümüzün, gönlümüzün; görmesine, hissetmesine, bilmesine imkan vermese de..
🕊️Tak Tak Tak değil kalbin ritmi, Allah Allah Allah..!🕊️
Ne muazzam!
Dönüyorum, yolları sorgulayan mahşerimle
Dönüyorum, siyaha boyanmış hayallerimle
Çığlıklarla taranmış saçlarımı keserek
Mezbahalarda eskimiş ayakkabımı çıkararak
Dönüyorum şekilsiz bir kamburla sırtımda
Ardım sıra zavallı ırmakları geçerek
MERHAMET, KOLLARINLA SAR BENİ; DÖNÜYORUM
YANGINSIZ BİR ALEME KUR BENİ; DÖNÜYORUM
GÖZLERİMDEN YAYILAN BU ŞAŞKINLIK, BU DUMAN
GÖLGELERE MÜPTELÂ RUHUMUN SİMGESİDİR
DÖNÜYORUM, ŞEKİLSİZ BİR KAMBURLA SIRTIMDA
BEN BİR YARALI KURDUM, OLUMSUZ BİR KAHRAMAN