Fenur

İkinci Bölüm: Nuran
“Âdeta gözlerinde yaşıyordu. Nasıl gün dediğimiz şeyi, güneşin hareketi idare ediyorsa, onu da bu gözlerin parıltısı idare ediyordu.”
Sayfa 76·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İkinci Bölüm: Nuran
“Fakat çocuğunu çok sevmesine rağmen ev, Fahir’i daima sıkmış, karısının sessiz, yumuşak ve kendi âlemine gömülmüş hayatını daima yadırgamıştı. Fahir’e göre Nuran ruhen tembeldi. Hakikatte ise kadın yedi sene bu yarı uyku hayatından onun kendisini uyandırmasını beklemişti.”
Sayfa 72·Kitabı okudu
Edebiyat
Birinci Bölüm: İhsan
“Çünkü Sabiha bu evi kökünden sarsan bir felaketten sonra gelmişti. Macide onu doğurduğu zaman yarı deli sanılıyordu. Akla ve hayata dönüşü, Sabiha’nın doğuşu ile olmuştu.”
Sayfa 15·Kitabı okudu
Hasta kalp
“En sağlam ve sağlıklı kalp, hiçbir sevginin(ihtiraslar, tutkular, para vb.) ve sevgilinin(eş, evlatlar, dostlar, zenginlik, makam vb) hakiki Sevgili’den kendisini alıkoyamadığı kalptir.”
Sayfa 144·Kitabı okudu
Edebiyat
Aranan Kalp
“DERHAL BULUN!” demiş patronları, “Nasıl bulduğunuz da, ne kadar masrafa mal olduğu da önemli değil, bulun, kalp bulun bana!” Adamları da aramışlar. Güya doktor en sağlıklı kalbin atletik gençlerde olduğunu söylemiş ama onlar abartmışlar, yeni ergen olsun, erkek olsun, sportmen olsun, sağlıklı olsun, şöyle olsun, böyle olsun... Patron kesenin ağzını açınca kraldan fazla kralcı alçaklar, aranan kalbe kendilerinde olmayan başka özellikler de eklemişler. Dürüst olsun, akıllı olsun, güzel yüzlü olsun... Ve en cahilleri canlıdan canlıya kalp naklinin daha iyi olacağını yumurtlamış. Hırs, kötülükle el ele, vahşet zulümle kol kola, haydi iş başına... Önce organ mafyasına, terör örgütlerine , yer altı dünyasına haber salınmış. Yetinmeyip şehrin izbe sokaklarına, kimsesiz köprü altlarına, ücra kenar mahallelere zebellah adamlar gönderilmiş. Bir gün, iki gün... Patronun sabra tahammülü yok, cerrah acele ediyor. Avukatı durumu öğrenip işi üstüne almış ve suçlular listesinden tanıdığı ayyaş bir babaya yüzlük rakı ile yol uğratmış. Önce içirmiş, sonra usulünce henüz 11 yaşındaki oğlunun can pazarlığını yapmış. Kurt , çakal ve tilki anlaşınca kuzunun elinden ne gelsin, ertesi gün iş bitirilecek. Vicdandan yoksun kalpsizler bir kalp için hilelerini kurdularsa, masumların tedbiri artık çare etmez. Her şey tamam. Hekim operasyon için hazır. Kurbanı içeriye alıp gözlerindeki bağı çözmüşler. Çocuğun ay gibi yüzündeki masumiyetten ilk etkilenen patronun kendisi olmuş. Güzellik, endam, boy, pos... Maşallah. Dünyayı bozan katran karası kalpler arasında bir güneş, kargalar arasında bir tûtî... Birkaçı işgüzarlıkla zavallıyı tutup sedyeye itelemeye çalışırken çocuk kollarını silkelemiş ve sevinir gibi gönüllü olarak sedyeye yürümüş. Yüzünde bir tebessümle göğe bakarak ve mırıldanarak...
Sayfa 115·Kitabı okudu
Edebiyat