Fatma Teski

Fatma Teski
@fatmateski
sosyal çalışmacı
67 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·142 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 14:31
Kitap, genellikle duygusal derinlik ve samimiyet taşıyor. Şiirlerde, aşkın güzellikleri, özlemler, sevilen kişinin özellikleri ve birlikte geçirilen zamanın değerleri ön plandadır. Şair kitabında, sevginin gücünü, insan hayatındaki önemini ve bazen de ayrılığın getirdiği acıyı anlatıyor. Şiirler gün telaşından uzak ve düşünceyi serinletir nitelikte; Belki Bir Gün Bir şeyleri kaçırdığımı hissediyorum Artık geri alamayacağım şeyleri Tekrar yaşanmayacak Güzel günlerin geride kaldığını. Biliyorum değiştiğini Her şeyin ve senin En çok da kendimin Sonuç olarak, okuyucunun kalbinde sıcak duygular uyandırıyor ve aşkın evrenselliğini yansıtıyor.
Aşk da BiterEvren Düzgün · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202440 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 13:56
“Ne ölü ne sağ” Yalnız bırakılmış, yoksun bırakılmış ve aciz bir karakter. Yaşadığı yalnızlığı uçlarda yaşayan ve buna rağmen yaşadığı yalnızlığı karakterinde gizleyen.. Gecikmeli Ankara treniyle Anayurt Oteli’ne gelen kadın Zebercet’in gizlenen yalnızlığını ortaya çıkarmasında büyük bir rol oynar. Zebercet, kurtuluş ümidini bir kadında bulması yani bir kadın gelecek bu kadınla yalnızlıktan kurtulup hayata tutunacağını düşünmüştü. Maalesef ümidi yetersizlik duygusuyla bir daha hiç hissetmeyeceği üzere sonsuzluğun boşluğunda sönmüştü. Zebercet yarı yarıya geçmişte yaşayan yarı yarıya da gününü arayan bana göre obsesif kompülsif bozukluğu olan bir karakter. Bastırılmış cinselliği bir saplantı haline gelir. Artık çok daha saldırgan ve çok daha aciz bir kişiliğe bürünür. Böylece gerçek yalnızlığın farkına varır. Anayurt Oteli'ni okuduktan sonra çok tehlikeli bir roman olduğunu ve çok derin bir roman olduğunu anladım. Anayurt otelini okurken her defasında midemde kramplar hissettiğim oldu. İşte dedim, insanlığın gerçeği bu. Bütün pisliği içinde barındıran bir gerçek. Özellikle insan ilişkilerine yönelik müthiş bir psikolojik kitap. Anayurt Oteli okumak, benim duygusal bir dönemime denk geldi. Karar verme aşamasında tutunduğum bir kitaptan fazlası oldu. Bazen bizi içine çeken o yalnızlığı göremeyiz. Yani bir insan var hayatımızda ama yok. O karanlık ve aciz yalnızlığına bizi de sürüklemek ister. Biz bunun farkına varmakta zorlanırız. Sonra bir kitap okuruz ve yeniden açarız yolumuzu. Bilge kitaplar rehberiniz olsun.
İnsan ve Duygular
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2024 20:20
Dünya üzerinde 150'den fazla dile çevrilmiş bir yazar ve bu özelliği onu UNESCO'nun dünya üzerinde en çok dile çevrilmiş bir yazar listesinde, ikinci sıraya yerleştiriyor. Bilim kurgunun babası olarak biliniyor. Bilim kurgu edebiyatının ilerlemesinde ve yön değiştirmesine çok büyük bir katkısı olmuştur. En çok bildiği en çok sevdiği en çok benimsediği en çok ilgi duyduğu, coğrafya bilimi ile ilgilidir. Yazarlığa başladıktan sonra babası Jules'i desteklemiyor ve maddi desteği kesiyor. Bunun üzerine jules borsa tellalı yapmaya başlıyor. Junes Verne'nin hayatı Jules Verne, 1828'de Fransa'nın Nantes şehrinde katı bir anneyle avukat bir babanın çocuğu olarak doğdu. Küçükken kardeşleri ile birlikte macera oyunları oynamış. Daha sonra büyüdüğünde de yazdığı bilim kurgu kitaplarında bu macera oyunlarının yansımalarını görüyoruz. Jules Verne kısa öyküler ve şiirler yazmaya başladığı yatılı okul döneminin ardından 1846'da hukuk öğrenimi görmek üzere Paris'e gitti. Bu dönemde üniversitedeyken yazı yazmayı sevdiğini daha çok fark ettiğinden dolayı yazı yazmaya başlıyor. Paris'te bir dergide Dünyanın Merkezine Yolculuk adlı hikayelerini parça parça yayınlamaya başlıyor. Bu dönemde Alexandre Dumas ve Victor Hugo gibi değerli yazarlarla tanışıyor. Jules'in yazılarından etkilenen yazarlar ona maddi destek sağlıyor. Bu sayede Jules kitaplarını çıkarmaya başlıyor. Böylece biz Aya Yolculuk, Denizler Altında Yirmi Bin Fersah ve Seksen Günde Devri Alem gibi onun birçok kitabını artık okumaya başlıyoruz. Jules yazılarını oturduğu yerden yazmıyor aslında. Coğrafyaya aşık bir yazar ve aynı zamanda gezmeyi de çok seviyor. Gezileri sırasında gözlemlerini hayal gücü ile birleşerek kaleme alıyor. Annesinin ölümünden sonra yazı yazmaya ara veriyor ve ilginç bir şekilde siyasete atılıyor. Sonra
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2024 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2024 23:08
Şiirleri, insanın duygularına, kalbine seslenip iç dünyasını yansıtıyor. Mütevazı bir insan olan Evren DÜZGÜN insan yaşantılarına özgü ve olağan konularını işlemeyi tercih etmiştir. O şiirlerinde aşk, sevinç, hüzün, ayrılık ve özlem gibi duyguları işlemiştir. Şiirlerinde günlük yaşamdan uzak , dinlenme hoşluğu ve sadeliği ile biz okuyuculara ulaşmıştır. Şairin yeni kitaplarını merakla beklediğimiz buradan bildirilir. Bir Pazar Günü Bugün pazar ve ben seni çok özledim, Hala gözümün önünde gözlerin. ...
Şairin GünlüğüEvren Düzgün · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202361 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2024 19:56
Eğer "Aylak Adam" şiir olsaydı: AYNI YÜREK LEKESİ Babam gelirdi ve akşam olurdu. Bahçedeki akasya ağacı gün boyu biriktirdiği kuşları Birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza. Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam. Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi. Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım. Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam. Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı. Tanrıyı ve uzun konuşanları sevmezdi hiç. Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya. Ben o zamanlar yalnızlığı gece sanırdım. Ne kadar susarsa o kadar terlerdi. Boncuk boncuk döktüğü ter, hep uzağından geçen kadınların İçinde göveren gözleri miydi? Babam en çok kışa yakışırdı. Bütün oyunlarımız başkalarının evlerine bir güzellemeydi. Annem babamın günahları için bir namaz yumağı hâlâ. Ey penceresi dışarıya açık, içeriye kapalı evler... Babam neden yalnızca içince güzeldi. Şimdi beş ayrı evde aynı yürek lekesi Süt kokularına yayılıp duruyor. Babam on altı yıldır
Şiir
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma