Kabul etmekte gönülsüz olabiliriz ama muhtemelen sahip olduklarımızın çoğunu belli bir imgeyi yansıtmak için almışızdır.
Arabaları ele alalım örneğin. A noktasından B noktasına ulaşım ihtiyacımızı basit bir otomobille kolayca tatmin edebiliriz. Peki o halde neden lüks bir otomobil için iki, hatta üç katını ödüyoruz?
Çünkü otomobil üreticileri, otomobillerin, kendimizin, kişiliğimizin ve kurumsal dünyadaki ya da toplumsal hiyerarşideki yerimizin yansıması olduğuna bizi ikna etmeleri için reklam ajanslarına çuvalla para ödüyorlar.