Bir solukta okuduğum kitaplardandı. Edebi katkısının çok olduğunu düşünmüyorum ama sürükleyici olması güzeldi. Bana göre herkes başta masum sonra herkes biraz suçluydu bu aşamada fikrim sürekli değiştiği için keyif aldım. Hadi hadi kim artık diyerek merakla okudum. Katili tahmin edemedim beklediğim bir son değildi ama sonuç yine de şaşırtıcıydı. Aslında olayın katil bulmak değilde insanın iç dünyasını incelemek olduğunu düşünüyorum. Olayda İstanbul’unda yer alması da hoştu.
İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm. O kadar kapattım ki, kendim bile sormadım kendime.
Kazım dedi ya, biz hiç mi genç olmadık, çocuk olmadık diye. Olduk elbet, olduk ama bizim gençliğimiz de, çocukluğumuz da şimdikilerden başkaydı. Büyük doğuyorduk sanki biz. Sekiz dokuz yaşında ev çevirmeyi öğreniyorduk.