Ruh
Hayatın sellerinde, olayların fırtınalarında Bata çıka çalkalanırım, Oraya buraya eser dururum! Doğum ve ölüm, Sonsuz bir deniz, Değişken bir örgü, Alevli bir yaşam: İşte böyle çalışırım zamanın hızla geçip giden tezgahında. Ve dokurum orada Tanrı’nın canlı giysisini.
Sen misin o nefesimle çepeçevre sarılan, İliklerine kadar titreyen, Korkudan iki büklüm kıvrılmış solucan?
Reklam
“Kilitli değildir ruhların evreni; Senin duyguların kapalı, yüreğin ölü! Yıka şafak vakti ölümlü göğsünü!”
Şebnemlerinde yıkanarak kavuşsam sağlığıma!
Ne hoş onun gibi büyük bir efendinin, Şeytanla bile insanca konuşması.
Ama siz, Tanrının gerçek oğulları, Kıymetini bilin bu canlı, zengin güzelliğin! Sonsuz etkileyen ve yaşayan var oluş, Sarsın sizi sevginin kutsal kollarıyla, Ve bulanık görüntülerle uçuşmakta olanı, Yakalayın sürekli düşüncelerinizle!
Reklam
Reklam