Mayanın daha bu kitabin sonunda kimseye birsey sormayıp, kendini bencillikle suçlaması acayip sasirtti; daha once neden farkedemedi acaba?
Bakin herkesin zevkleri ve renkleri tartışılır. Bu yazar eğer bir ask-nefret eşitliği kitabi yazsaydi 5 puan verirdim. Ama boyle hicbir seyin aciklanmadigi, hoyratca yazilmis ve hatta duzenli bir seyir bile izlenemeyen bir seriden bahsediyoruz.Herkesi öldürecek biri var ama bunlar nerede basladigi ancak bu kitabin son birkac sayfasında... Durmadan bir aksiyon, bir aşk ritueli mevcut ama mantıklı bir açıklama neden olmadan cok fazla şey yaşanıyor. Hele ki Mayanın ruh hali.. Yani bir an once Fetih icin cildirirken diğer an Doruk nasil aklına gelebilir?
Butun kitapta Doruk un adının durmadan geçmesi çok sikiciydi.
Biraz daha heyecanlı olmasi bakımından iki yıldız versem de bu nedir anlamadım, olay ne? Neden durmadan birbirlerine ihanet ediyorlar affettiler hicbir şey olmadı tekrar tekrar ihanet.
Birde Allah aşkına yazar biraz dogru bir hikaye üretebilir mi? Yani kızın kanı bile Kumrala değmedi ama uzun süre ayrı kaldılar. Neden? Ya da baska bir şey geçmedi aralarında. Yine ve yine bence çok gereksiz bir kitap ama yine de yarım bırakamıyorum bitirmem gerektigi hissi yüzünden seriyi bitireceğim mecbur. İnşallah diğer kitaplarda daha fazla mantıklı açıklama vardır. Yani popularite, güzellik, yakışıklılık, manipülasyon ve en onemliside baştan çıkarma uzerine dönüyor kitaplar. Başka ne mantıklı bir olay ne de mantıklı bir Neden var
Hayatımda hiçbir anlamı olmadığı hissi veren, o kadar kötü yazıldığını düşündüğüm nadir kitaplardan...
Simdi kitabin başında neyin içine girdiğimizi bilmeden girip, olay örgüsü ilerlerken hicbir bağlantı kuramadığımiz, alakasız soru,konu ve olayların döndüğü; yer yer ve durmadan aynı Mavi gözleri ve aynı çelişkileri konu edinen duygu durumuyla ne yapacağını bilmeyen biri bas karakterimiz Maya..
Ama başına ne gelmiş; ailesi olmus. Tamam kötü gerçekten. Sonra babaannesi öldürülmüş evet bu da kötü. Onu öldürenle mecburi bir işbirliği baska hayatlar zarar görmesin diye. Kitap işte inanmamız lazım diye düşünürüz ama yani onu kabul etmek, ona birseyler hissetmek hemde hicbir şekilde tanımıyor, kendi turu bile değil.
Bana yazar fazla Alacakaranlik faniymis ve oradaki olaylari farkli harmanlayip biraz daha karanlık bir oyku çıkarmaya çalışmış ama başaramamış gibi geldi. Soguklarin sozde vampirlerin zenginligi, guzelligi, gizemliligi, cekim vs.. Kizkardes turu kişiler, ait olamama, durmadan geri bildirim veren duygu durumu. Tabii ki de başaramamış o ayrı. Bir Doruk bir Kumral istemesi bir ona ait bir ona ait hissetmesi. Hic gercek hayatla ilgili bir şey yaşamamışken bununla ilgili minik dönüşler çok alakasız olmus. Özellikle aile evlerini satıp tek katlı bir ev aldıklarını belirtip bir de evin merdivenlerinden inip kahvaltiya gelmesin Mayanın çok komikti bence.
Yüzümü buruşturup bitsin diye beklediğim alakasız kitaplardan. Yeğenim almisti bakalım ne okuyormuş dedim demeseymisim..