O dönemlerde erdemi insanlıktan yoksun ve görev adamı gibi tanımlamaları okurken bile beni yoran bir şey. Erdem ahlakla anlatilip yasanip gösterilebilir birsey. Ama hazlarda insan doğasında yaratılmış sevmek, üzülmek ve heyecan duymak gibi.
Çelişki mutluluk için erdemleri sayarken hakları ve duygusallığı bir kenara itmesi ama yasamin kişiliğini baktığında bunların bir nebze mazur görülür sekkilde anlatilmasiydi.
"Sonuc olarak hherseyle uğraşan insan hicbirseyi iyi beceremez,......"