10/10
·336 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:15
1940 yılında Avrupa’da savaş patlamışken New York’ta ikamet eden bir grup bohem sanatçı, Brooklyn’de bir ev tutmaya karar verir. Ev büyüktür, bakımsızdır; Viktoryen dönemden kaldığı için döküntüdür ancak eski zamanların görkemini yansıtan bir çekiciliği vardır. Evi önce üç kişi kiralar: İngiliz şair W. H. Auden, genç romancı Carson McCullers ve Harper’s Bazaar dergisinin editörlüğünü yapan, dönemin kültür dünyasında popüler bir isim olan George Davis. Evde ilk başlarda kalorifer tesisatı bile bozuktur, pek çok eksik vardır; ancak tadilat devam ettikçe kısa sürede evin kadrosu kalabalıklaşır, dönemin gözde isimleri gelip kalmaya başlar. Çoğu, Paris’in işgaliyle gemilerle Avrupa’dan kaçmış mültecilerdir; 1920’lerdeki ve 1930’lardaki özgürlükçü, sanatsal Paris’in Nazi işgali altında çöküşünün yasını tutarlar. Sherill Tippins’in deyişiyle ev, Nuh’un gemisine dönmüştür. Broadway’de sahneye çıkan burlesk sanatçısı ve striptiz kraliçesi Gypsy Rose Lee’nin gelip yerleşmesi eve renk katar, onun gelişi magazin basınının da ilgisini eve çeker. February House, savaş atmosferinde bunalan sanatçıların birbirini desteklediği, üretmeye teşvik ettiği bir sığınak olur. Sakinlerinin çoğunun doğduğu ay şubat olduğu için Anaïs Nin bu eve "February House" ismini verir. Thomas Mann’ın çocukları da gelip burada kalır; biseksüel bir çift olan Paul ve Jane Bowles da fırtınalı evliliklerinin bütün tartışmalarını burada sürdürür. Carson McCullers aşk acısı çeker ve Gypsy’nin kollarında teselli bulur; ikisinin ismi magazin basınında "kim kiminle" tarzında dedikodu haberlerinde geçer. Bu eve bir bakıma "queer evi" de diyebiliriz aslında; çünkü dönemin baskıcı ortamında bu yaratıcı insanlar, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri sıcak bir mekân bulabilmişlerdir. Şunu itiraf etmeliyim ki içinde
Edebiyat
February HouseSherill Tippins · Mariner Books · 20061 okunma
Puan vermedi·395 syf.··
2025 116. kitabı
Biraz iddialı olacak ama Vi'nin yazdığı ve benim okumayacağım bir kitap olamaz diye giriş yapıyorum ama bu kitabı diğerlerine oranla biraz yavaş geçti. Belki de ben çevrilmesini beklemeden kendi dilinden okuduğum için bazı anlam karşamaları yaşamış olabilirim ama yine de sevdiğim bir hikaye oldu. Vi yine hayata dair bir şeylere değinmiş. Bir kadın işi ve aşkı aşkı arasında seçim yapmak zorunda değil, olamamlı da! İsterse ve onu detekleyecek kadar yürekli bir adamla olursa yapamayacağı şey yok, tıpkı bu kitapta olduğu gibi! Yani aslında üç yüz sayfa bir şey ama o kadar olay oldu ki sanki daha fazla şey okumuş gibi hissediyorum. Kitap benim kafamda üç parçadan oluşuyor. İlki; February'nin yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle yönetim kurulu tarafından küçük bir kasabada sağlıklı yaşam tesisine gittiği kısım. Orada sıkıldığı bir gün çalışanlardan birine rüşvet vererek camdan gizlice kaçarak kasabanın küçük barına gider ve öyle sarhoş olur ki hem barmen hem de barın sahibi olan yakışıklı oduncu onu kendi dairesine götürmek zorunda kalır. geçirdikleri birkaç haftada birbirlerine delicesine aşık olsalar da herkes kendi hayatına dönmek zorunda kalır ama yine de bir şekilde tekrar bir araya gelirler. İkincisi; February, Brock'un eski karısının hamile olduğunu öğrenince başlar. zaten uzak mesafe ilişkisi yeterince zorken birde eski eş ve bebek tüm dengesini şaşırtır, arkadaş kalma kararı alır. Üçüncüsü; Brock'u neredeyse kaybetmek üzereyken geçirdiği kaza sonrası denemeye karar verdiği an ve kapanışta ne kadar mükemmel bir anne olmasa da oğlu için en iyisini yaptığını belli eden altı yıl sonrasını okuduğum kısım. Kısaca diyeceğim ama biraz uzun oldu, okuyun arkadaşlar tavsiye ederim.
Denim & DiamondsVi Keeland · Scott Publishing Corp. · 20255 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·384 syf.··
2025 36. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2025 22:05
I FINALLY FINISHED THIS BOOK!!! I've been reading it since February. Not because I didn’t like it but because I started it at the wrong time. When I began reading it, I was on a tight schedule and didn't have time to read it regularly. The more I delayed reading, the more I lost interest in the book. It became a vicious cycle. It gives you enemies-to-lovers vibes. There were Nora Stephens who was a literary agent and Charlie Lastra who was a book editor. Nora was like a shark when it came to her job and loved ones. Charlie was so brutal about his criticism. When Nora's sister, Libby insisted on going on a holiday, Nora had no choice but to accept it. She loved busy streets, and traffic noise in the city. She wasn't quite sure about the holiday in a small town called Sunshine Falls. That was a quite different experience for Nora. The plot twist was good enough to keep you awake and the tension between Nora and Charlie was terrific When I finished it, my overall thoughts were that I loved it and regretted that it took so long to finish it.
Duygu ve Düşünce
Book LoversEmily Henry · Berkley · 01,176 okunma
6/10
·412 syf.··
2024 52. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 00:00
3/5 Stars (%55/100) Though I've found the book interesting sometimes, it was difficult to go through because she was heavily inspired by Sartre's ideas. Here's a brief synopsis/analysis: Simone de Beauvoir visited the US in 1947, the same year Sartre published his own essay, and recorded her experiences in America Day by Day. Because de Beauvoir and Sartre had a rather complicated relationship, their writing style has lots of similarities. For instance, de Beavoir’s book has an existentialist tone which was Sartre’s specialty. She stayed in the US for four months and from her writing, it can be said that she was very much fascinated by the people and American way of life in general. However, similar to Sartre, and perhaps Max Weber, she also talked about the contrasting values of Americans. First few entries are mostly about her fascination with New York and she thinks that the city “belongs to the future” (De Beauvoir 3). She continuously compares New York with Paris and believes that the two “do not exist together” (7). She feels like she is in an entirely different world and finds many things strange. In her January 26 entry, she compares the day and night life New York and thinks that in time, she will find her place here. The comparison between America and Europe continues as the views the architecture of the city. Here, she calls New York the “city of contrasts” (10) and explains the difference between small alleys with huge skyscrapers. Still, like Max Weber, she is astonished by the city, and the US in general. She continues to meet Americans and some French people and compares their different behaviors. She explains that when she visited other cities, Paris remained in her heart. However, in America, she thinks that she has “landed not only in a foreign
America Day By DaySimone de Beauvoir · University of California Press Published · 02 okunma
Sağlık Bakanlığı 15 mide ilacını geri çekti!
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Aşağıdaki yazı uzun olup ayrıntı içermektedir. Uzun yazı okumak istemeyenler için kısaca şunu açıklayayım: Birinci kısım olarak nitelendirdiğim yerde, etken maddesi ranitidin ile tanışmam; ikinci kısımda, derginin bu sayısı sayesinde Zantac özelinde ranitidin etken maddeli ilaçların yol açtığı sorun ve piyasadan toplatılması üzerine yazılan inceleme ve bunun üzerinden bir değerlendirme; üçüncü kısımda ise genel değerlendirme yapıyorum. Şunu sorarak bitirmek istiyorum: Şu an kanser olan bir kişi geçmişte acaba bu ilaçlardan birini hiç kullanmış mı, bunu hatırlıyor mu? Varsa buradan bir bağlantı yani nedensellik kurulabilir mi? Ranitidin etken maddeli ilaçlar bir çözüm üretmek için mi yoksa bazı şeylerin göz ardı edilmesi sonucu daha fazla para kazanmak için mi piyasaya sürüldü? Yoksa ilaç firmaları masum, alınan örnekler mi sorunlu? Eğer bir bağlantı kurulabilirse kanser hastalarının haklarını kim savunacak? Siz (yani bu yazıyı okuyan) ya da ailenizden biri bu ilaçlardan kaynaklı kansere yakalandığında (şimdi öğreniyorsunuz veya iddia) bu ilaç firmalarıyla zamanın moda tabiriyle "helalleşir" misiniz? O yüzden dergideki bu yazı herkesi ilgilendiriyor. Dün, bugün ve gelecek açısından önemli bir çalışma. Eğer bunlar doğru ise para hırsı için insan hayatını bile hiçe sayan (Meşhur bir söz vardır: İlaç firmaları öncelikle halkın sağlığını mı düşünürler yoksa hisse senedi sahiplerinin çıkarlarını mı?) bu zihniyete karşı birlik olma zamanı. Birlikten kastettiğim ise, bir takım sözde sektörel yapılar değil. Lakin toptancı bir bakış açısıyla da her şeyi kara da görmeden ama bu tür durumları da sümenaltı da etmeden irdelemek gerekiyor. Kısaca bunlardan bahsediyorum. Yazının en altında ise "Bloomberg Businessweek USA February 20, 2023" dergisinin ilgili sayfalarının tercüme
Dergi
Bloomberg Businessweek USABloomberg Businessweek · 20231 okunma
7/10
·336 syf.··
2022 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 00:00
I was initially going to rate it 9 stars, but after all the stereotypical and racist comments (discussed at the end) made in this book, I decided that I would give it 7 stars. I liked this book, I did. Now that I think about it, it feels like nothing has happened yet so many things happened. Park was not your average white guy with bulky abs and Eleanor was not that "pretty" girl everybody had a crush on. This is one of the many factors why it was a different book than the other ones in the same genre. Although they both tried to be invisible, Eleanor and Park always stood out in the crowd. "Jesus. Was it possible to rape somebody's hand?" The characters were so real and I loved them for that. They all went through rough times and they all managed to survive somehow. This is what I like to read in young adult books; the struggle of teenagers, their not-so-perfect lives... Give me relatable characters and sad realities which shows us how the world is not always "great" and how there aren't always happy endings to stories. I did not cry while reading this book, to be honest. Nothing can top the good cry I had while reading A Thousand Boy Kisses. I have to add that the song recommendations in this book were absolutely amazing. The Smiths, The Beatles and The Cure were frequently mentioned so I might make a book playlist soon <3 "She never looked nice. She looked like art, and art wasn't supposed to look nice; it was supposed to make you feel something." Historical fiction books are usually amazing, I really liked this one. Imagine, it's 1986, you are lying on your waterbed and listening to your Elvis Costello records, making tapes for your friends to play it on your Walkman (my mom had one too!). Okay we get it, I love historical fictions! I also found Park's style
1000Kitap
Eleanor & ParkRainbow Rowell · Orion Books · 20153,305 okunma