feride cihan göktan

feride cihan göktan
@feci
19 okur puanı
Kasım 2014 tarihinde katıldı
günü yaşamak: kime göre? niye göre?
9/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
ilk defa okuduğum ve hiç duymadığım bir yazar. Hakkında hiçbir şey bilmeden okudum ve okurken bu yazarın oldukça meşhur biri olduğunu düşündüm ki öyleymiş gerçekten. Çok iyi kitap. neden derseniz, çok samimi ve derinlemesine bir anlatı. Bir "looser" bu kitabın kahramanı ve çok iyi anlatılmış. oldukça minimalist bir kurgu ancak o kadar da düşündürücü. Kendiniz hakkında, aileniz hakkında ve ebeveyn iseniz bunun hakkında ve tabii ki bu modern dünyanın vahşi gidişatı hakkında düşündürüyor sizi. bu yetmez mi ? kısaca insanı anlatan bir kitap. insan ruhunun herkeste ayrı olan biricikliği. yenilgiler, zaferleri, aldanışları, sevgi ve nefretleri vs. vs.. ilk aklıma gelenleri yazdım. daha detaylı yazmak istiyor insan.. yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum.
Edebiyat & Roman
Günü YaşaSaul Bellow · İletişim Yayınları · 2020390 okunma
Reklam
Bütün yumurtalar kırılmış
2/10
·112 syf.··
2024 4. kitabı
ismi çok ilginç.. değişik ve merak uyandırıcı. Üç gizemli kelime. Babam, ev ve yumurta kabukları...buraya kadar tamam. Ama içerik çok kötü. her yazar olmak isteyenin yazabileceği oldukça sıradan bir novella.. hiçbir katmanı yok. olay bile yok. sanki yazma heveslisi birinin hevesten öteye geçmeyen bir kurguya bezer bir şey.. hiç beğenmedim.
Edebiyat & Roman
Babam, Ev ve Yumurta KabuklarıFatma Nur Kaptanoğlu · Can Yayınları · 2024636 okunma
Kıyamet Emeklisi
10/10
·401 syf.··
2024 5. kitabı
Kıyamet Emeklisi - 1. Cilt Şule Gürbüz inanılmaz. inanılmaz. başka bir kelime bulamıyorum birinci cildi bitirdikten sonra... insan ruhuna bu kadar dokunan, o derin kuyuyu biraz daha aşmak için ipinizi kah gererek kah esneterek uzatmaya çalışan yazar. yazar, ruhunuza dokundukça siz satırların altını çiziyorsunuz. kitabın sayfaları çiziklerle dolu ve hatta daha da ileri giderek siz de sayfalara notlar alıyorsunuz kuyuya dair. sanat denilen şey tam da bu... sizi ne kadar işgal ettiği. sizin kendinizi ne kadar işgal ettiğiniz. okumanın, düşünmenin, hakkında konuşmanın bitmeyeceği bir kurgu metin. (ne kadarı otobiyografik ne kadarı kurgu her zamanki gibi bilmek mümkün değil) ama insana derinden dokunduğu kesin. bu kitap nasıl anlatılır bilemiyorum. olaylar zinciri ve son.... Hayatı yaşamak gibi bir şey.. bir şekilde ve farklı farklı yaşamlar. Burada da Aziz'in hayatı … Bilmediğimiz bir hayat ve aslında hepimizin bildiği bir hayat. Farklı gibi ama benzer.. işte bu nedenle sayfalar çizik içinde. #y:5587. ipinizi uzatmak için okuyunuz ...
Edebiyat & Roman
Kıyamet Emeklisi - 1. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20221,012 okunma
Çukurdaki İnsanlar
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Harika bir kitap. Ya zaten Platonov okuyup da beğenmeyen var mıdır? Beğenmeyen suçu kendinde arasın bence. Mesela ben 9 puan verdim. O bir puan Platonov'dan kırılan puan değil benim eksiğim. Neden diyeceksiniz? Sovyetler Birliği döneminin yazar tarafından anlatılan devlet düzeninin ayrıntılarını ve detaylı isimlendirilişini bilmiyorum. O yüzden biraz zorlandım sayılır. Ama anlamak için de o zamanın hiyerarşik yapısına ve isimlendirilmesine ait okumalar yaptım.(ne kadar anladım tabii ki bilemem) Ama Platonov o sistemin içinde yaşamış bir yazar olarak eleştirel bir metin yazmış. Fakat politik metin değil. Edebiyat ve felsefenin o acıtıcı ve hüzünlendirici diliyle insan ruhunun toplumdaki coşkularını, yalnızlığını, umutlarını ve yanılgılarını ve Stalin döneminde nasıl da bir çukurun içinde bütün bu duygularla debelenip durduğunu acayip betimlemelerle anlatmış. Aslında bu dönem zorluklarla geçen kısa ömrünü hümanist bir dille kurgulamış. Kısaca çok güzel bir kitap. Kitap kurdu arkadaşlarım diğer kitaplarının daha da güzel olduğunu söylüyorlar. (Can'ı okumuştum o da muhteşemdi) evet bütün romanlarını ve öykülerini okumak gerekir böyle bir edebiyata tanık olmak için.
Edebiyat & Roman
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
7/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Sartre ismi zaten büyüleyici. Merakla başlıyorsun tabii ki. kısa bir kitap. Sartre metni okuyunca aklına ister istemez varoluşçuluk geliyor ve bu kısa romanı da bu gözle okuyorsun. Tabii ki varoluşçuluktan ne kadar anladığınıza bağlı. Roman bu dünyada dünya şartları nedeniyle kavuşamamış iki aşığın öte dünyada karşılaşması. Ruhları karşılaşıyor yani. Bedenler değil. Ahiret kapısında tekrar bu dünyaya dönmeleri için bir şans veriliyor kendilerine. Bir şartla: Eğer gerçek dünyada 24 saat içinde gerçekten birbirinizi koşulsuz sevdiğinizi kanıtlarsanız tekrar yaşayacak ve uzun bir ömrü birlikte geçireceksiniz. Ne kadar güzel değil mi? Her kavuşamayan çift geri dönüp bu dünyada birlikte bir ömür geçirmek istemez mi ? Ama bu mümkün olabilir mi? Sartre'ın bu romanına göre olmaz. Çünkü insan eğer özgür olmak istiyorsa seçimini kendi koşullarına göre ve kendi isteğine göre yapmalıdır. Böylece aşıklarımız sorumlulukları ve istekleri doğrultusunda aşkı seçemezler ve tekrar öte dünyaya döneceklerdir. Sartre'ın bu kitapta yazdığından anladığıma göre var olmak için seçimler kişiye ve şartlarına bağlı. Aşk filan palavra. .Olmayınca olmuyor. Ama nasıl diyeyim olduranlar yok mu ya? birbirleri için her şeyi geride bırakanlar. Onlar var oluşlarını yaşayamıyorlar mı?
İş İşten GeçtiJean-Paul Sartre · Varlık Yayınları · 2010922 okunma
Reklam