"...en bilge insanların bazıları öfkeye kısa bir delilik adını vermiştir. Çünkü aynı derecede kendini denetlemekten yoksun, nezaketten uzak, yakınlarını tanımayan, yapmaya başladığı herhangi bir şeye inatla dalmış, mantık ve öğüde kulakları sağır, önemsiz sebeplerden heyecanlanan, neyin doğru ve adil olduğunu algılamada beceriksiz ve sanki bilinci olan bir kayaymış gibi çarpıp ezdiği şeyin üstünde kendini de parçalara ayıran bir yapısı vardır..."
"...Öfke büyük bir hücumla başlar, ardından hızla yorulup tükenir. Bu yüzden acımasız düşünceler ve acayip işkence çeşitleri düşünceleriyle başlar; fakat cezayı verme anı gelip çatana kadar çoktan dinmiş, yumuşamıştır..."
" 'Yarın kendimi yola sokacağım' demek, 'bugün saygısız, sefih, alçak, azgın, tamahkar, hakkaniyetsiz, menfaatperest, hain olmak istiyorum' demektir. Fenalık için kendine ne kadar mühlet verdiğine bir bak. 'Fakat yarın bambaşka bir adam olacağım' diyorsun. Niye bugünden başlamıyorsun? Bugün, yarın için hazırlan. Böyle yapmazsan yine erteleyeceksin."
"Niçin şikayet ediyorsun? Tanrı sana en büyük, en asaletli, en şahane, en mukaddes şeyi; düşüncelerini güzelcekullanma kabiliyetini ve gerçek nimetleri kendinde bulma gücünü verdi. Daha ne istiyorsun? Bunun için sevin, bu kadar iyi bir vasiye şükret ve sürekli duadan geri durma."