Fakat sonuçta düşüncelerin de, ne kadar herhangi bir özden yoksunmuş gibi görünürler se görünsünler, bir destek noktasına ihtiyaçları vardır, aksi takdirde dönmeye ve anlamsız bir biçimde kendi etraflarında çember çizmeye başlarlar; onlar da hiçliğe dayanamazlar.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig Çok abartılı derecede obsesyonlu bir kadin ve bunun farkinda bile olmayan,birisinin kendisine obsesyonlu oldugunu fark edemeyen bir adam.Kadin babasi erken yasta oldugu icin baba sevgisi gormeden buyumus ve haliyle cocuklugunda yan apartmanlarina tasinan kendisinden 12-13 yas buyuk olan bir adama saplantili bir sekilde yogun duygular beslemis.Babasindan ve annesinden kitapta pek bahsetmiyor,kitabin neredeyse hepsinde takintidan bahsediyor ama ben sebebinin buradan geldigini dusunuyorum.Konusu cok etkileyiciydi,duygular yogun betimlemelerle empatiye oldukca acikti.Anlatim anlasilabilir ve susluydu.Kitap akiciydi ve bir cirpida bitirdim.Alisilmisin disinda bir konusu ve bakis acisina sahip.Kesinlikle okunmali
bilmem farkına vardın mı hiç?– çok güzeldim. Kendimi verdiğim her erkek bana bağlanıyordu, hepsi de bana teşekkür ettiler, bana bağlandılar, beni sevdiler –yalnızca sen, evet sevgilim, yalnızca sen beni sevmedin!