Önce kitabın adıyla ilgili bir kaç şey söylemem lazım. Ben "Eylembilim" denilince mühendislikle alakalı teknik bir kavram olduğunu sanmıştım meğer alakası yokmuş. Kurmaca ustasının yeni bir oyunuymuş. (Ha.ha) Bir dönem hikayesi aslında, biraz daha gerilimli ve trajikomik bir üslubu var. Üniversite kaynaklı (70 ve 80'lerin siyasi olaylarını) tüm toplumsal dokuyu bu küçük hikayeden okuyabilirsiniz. Ne diyeyim, Atay gerçekten de "kurmacanın tanrısı" Bu yarım kalmış siyasi roman bence kısa metrajlı da olsa bir dönemin bir çok toplumsal gerçeğini gözler önüne seriyor.
Harika bir eser... Harika bir üslup... Ne derseniz deyin, ben edebiyatsız bir felsefeyi yavan bulurum, şairane olmayan bir felsefe asla bu hayata dair bir şeyler söyleyemez. Yavanlık felsefenin en büyük düşmanıdır. Bir felsefeci olarak Nietzsche, Stirner, Schopenauer gibi yazarları hatmetmiş biriyim. Ama Cioran sanki hepsinin karması ve karanlığı ve umarsız pesimist çözümleri cezbedici.
Tıpkı Nietzsche, Stirner, Schopenauer gibi aforizmalar üreten bir yazar Cioran. Her cümlesi zehirli bir yılan gibi varoluşunuzu sokmaya çalışıyor, bu tarz yazarları okumadan önce birkaç külliyat devrilmesini öneririm. Zira yukarıda saydığım yazarlar bu anlamda bir başlangıç olabilir. Yoksa her paragrafta iki saat düşünür ömrünüzü tüketirsiniz. Bazı kitapların tadına varabilmeniz için öncesinde biraz acı çekmelisiniz. Bu böyledir.
* Arı: Vızıldayangillerden. Seçilmiş ırk. Bu hususiyet hakkında çeşitli dualar edildiği rivayet edilir. “Her arının bir bal yapışı ve her insanın bir yoğurt yiyişi vardır” söyleminin esin kaynağı olan yaratık cinsi. Etimolojik kökenine bakıldığında sözcük şu şekilde izah edilmektedir: “Ar” namuslu işçi anlamına gelirken, “ı” ise çoğul eki işlevi görmektedir.
Devamı: felsefehayat.net/sinekler-kendin...