Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1. Tanrı’nın varlığına inanırsınız ve Tanrı gerçekten vardır: Bu durumda sonsuz bir mutluluk ve kazanç (cennet) elde edersiniz.
2. Tanrı’nın varlığına inanırsınız ve Tanrı yoktur:
Bu durumda kaybedeceğiniz şeyler sınırlı ve sonludur (bazı dünyevi zevklerden feragat etmek gibi).
3. Tanrı’nın varlığına inanmazsınız ve Tanrı gerçekten vardır: Bu durumda sonsuz bir kayıp ve azap (cehennem) sizi bekler.
4. Tanrı’nın varlığına inanmazsınız ve Tanrı yoktur: Bu durumda sınırlı ve sonlu bir kazanç (dilediğiniz gibi yaşamak) elde edersiniz.
Pascal’a göre, sonsuz bir kazanç ihtimali ile sonsuz bir kayıp riski karşılaştırıldığında, rasyonel olan tek tercih, Tanrı’nın varlığına inanmaktır. Çünkü inanıp yanılırsanız kaybınız sonlu, inanmayıp yanılırsanız kaybınız sonsuzdur.
Sayfa 158 - Cinius Yayınları 1. Baskı Kasım 2025·Kitabı okudu
Eğer zihin ve beden birbirinden bu kadar farklı iki töz ise, birbirlerini nasıl etkileyebilirler? Maddi olmayan, uzamsız bir zihin, maddi olan bedene nasıl hareket emri verebilir (örneğin kolumu kaldırmayı istemem)? Ve bedendeki fiziksel bir olay (örneğin iğne batması), maddi olmayan zihinde nasıl bir acı hissine yol açabilir? Bu, tözlerin tanımları gereği imkânsız görünüyordu. Bu soru, Descartes'a yönelik en güçlü ve ısrarlı eleştirilerden biri oldu. Özellikle Bohemya Prensesi Elisabeth, Descartes ile olan mektuplaşmalarında bu sorunu büyük bir felsefi derinlikle ortaya koymuştur. Elisabeth, bir şeyin başka bir şeyi hareket ettirebilmesi için onunla temas etmesi gerektiğini, bunun için de uzamlı olması gerektiğini savunarak, uzamsız bir ruhun uzamlı bir bedeni nasıl hareket ettirebildiğini anlamakta güçlük çektiğini belirtmiştir. Descartes, bu zorlu soruya tam anlamıyla tatmin edici bir cevap verememiştir. Beynin merkezinde yer alan ve tek bir organ olan "epifiz bezi"nin (pineal gland) ruh ile bedenin buluşma noktası olduğunu öne sürmüştür. Ruhun, bu bez aracılığıyla bedenin "hayvansal ruhlarını" (sinirlerde dolaşan çok ince parçacıklar) yönlendirerek bedensel hareketlere neden olduğunu iddia etmiştir. Ancak bu, sorunu çözmekten çok, sadece etkileşim noktasını belirsiz bir şekilde beyindeki küçük bir organa kaydırmaktan ibarettir. Epifiz bezi de sonuçta maddi bir organdır ve asıl soru hala cevapsızdır: Maddi olmayan ruh, maddi olan bu bezi nasıl etkiler?
Sayfa 147 - Cinius Yayınları 1. Baskı Kasım 2025·Kitabı okudu
Her şeyden şüphe edebilirim: Bedenimin varlığından, dünyanın varlığından, hatta matematiksel doğrulardan. Fakat şüphe ettiğimden şüphe edemem. Şüphe etmek bir düşünme eylemidir. Düşünmek için ise düşünen bir şeyin var olması gerekir. Aldatılıyor olabilirim, rüya görüyor olabilirim; ama aldatılmak veya rüya görmek için dahi var olmam gerekir.
Sayfa 142 - Cinius Yayınları 1. Baskı Kasım 2025·Kitabı okudu
Çünkü insanlar doğaları gereği nankör, değişken ve çıkarcıdır. Sevgi, bir minnet bağıyla bağlıdır ve insanlar çıkarlarına ters düştüğünde bu bağı kolayca koparabilirler.
Sayfa 133 - Cinius Yayınları 1. Baskı Kasım 2025·Kitabı okudu