Kuşatmıştı ikimizi de zindan duvarları,
Öteki adamlardık ikimiz de:
Dünya bizi kalbinden söküp atmıştı,
Tanrı bizden yana bakmıyordu bile:
Günah'ı bekleyen bir demir kapan
Kıskıvrak yakalamıştı ikimizi de.
Ne ellerini ovuşturdu, ne gözyaşı döktü,
Ne etrafına bakındı, ne hasretle bitap düştü,
Yalnızca havayı içine çekti, sanki
Havada bir şifa, bir derman varmış gibi;
Öylece ağzını açtı, ve içti güneşi
Güneş sanki şarapmış gibi!