Herkese uzun bir aradan sonra merhabalar... Uzun zamandır inceleme yapmamış olduğumu fark ettim ve geçtim bilgisayarın başına o zaman başlayalım:)
Bugün, Mustafa Kutlunun 22. ama benim 6. sırada okuduğum kitabı inceleyeceğiz. Kitabımızın adı "Beyhude Ömrüm". Kitabımız bir adamın tarlada buğday toplarken dinlenmek için ağacın dibine uzanıp gözüne kimsenin önemsemediği o ıslak kaya çarpar. Oradan su çıkarmayı ve bahçe yapmayı tüm gün hayal eder. Ve artık işe koyulmaya başlar. Karısına haber verir. Ama karısı her zamanki gibi ona karşı çıkar. Ama nafile adam kafasına koymuş yapacak. hatta karısını ikna etmek için bir fistan söz verir. Ve çarşıya iner. Bir kürek, bir kazma ve dinamit alır. Başlar kazmaya ki çukur olsun altına dinamit yerleştirebilsin. Bunu gören Deli Derviş yanına gider. Tabi Çavuş Ağa bir şey söyleyemez ama o anlar. Ve ona dua edip gider. Çavuş Ağa buna sevinir çünkü koskoca Deli Dervişin duasını almıştır. Sonrasında Muhtar ile Çerçi Cemil Gülpaşa Ağanın oğlu Çavuş Ağanın böyle ortadan kaybolmasına şaşırmışlar. ve geceleyin hazine arayacağını düşünerek kazdılar. Aslında bu Çavuş Ağanın işine gelir çünkü yorulmadan daha fazla kazmış oldu. Ve dinamiti patlattı. Bu sefer köylü dedikodularını iyice arttırdı. Ve köylü bayağı korktu dinamit sesinden. Emrullah hocaya ne yapmak istediğini anlattı. Emrullah Hoca bunu yapmaya devam etmesini söyledi. Tabi berber de arka çıktığı için yapmaya devam etmiş. Ama bu muhtarın hiç hoşuna gitmemiş. Ona hep engel olmaya çalışmış. Çeperini bozdu. Türlü türlü oyunlar çevirdi. En sonunda dava bile açmış. Çavuş Ağa da avukat olarak avukatların hası olan Cöngün Ali efeyi tuttu. Ve davayı kazandılar. O sırada Atıf efendinin sevdiği Hediye de Şahine kaçar. Ve muhtar doğal olarak yaşlanır. Bahçe de bu sürede rahatlar ve herkesin